Tüm Hijyen Melekleri İçin Tavsiyeler

Ekim 21, 2018


"Selam dert anası. Bu sayfanızı yeni keşfettim. Oldukça yararlı bulduğum paylaşımlar var. Öncelikle sizi tebrik ederim. Benim derdime gelince kendimi bildim bileli temizlik hastasıyım. Son zamanda iyice tehlikeli bi hal almaya başlamıştı.  Artık uyumadan gece sabahlara kadar temizlik yapıyordum. Kapıların camların kenarlarını diş fırçasıyla ovup, oğlum veya eşim dokunduğu zaman onlara bağırıyordum.  Her yerde mikroplar ve kir olduğunu düşünmekten delirecek gibi hissediyorum. Bu mikroplar çocuğumu hasta edecek diye korkuyorum. Eşimle konuştuk bunu ve bir uzmandan yardım almaya karar verdik. 3 ay önce OKB tanısı konuldu. Terapilere gidiyorum. Kendimi engellemeye çalışıyorum ama içimde yinede temizlik yapmaya karşı dayanılmaz bir istek var. Bu durumu nasıl aşmalıyım sizce"

 Merhaba sevgili dertli dostum. Öncelikle şunu bilmelisin ki, bu bahsettiğin durum, ülkemizde sanıldığından çok daha yaygın. Yani bizim annelerimizden gördüğümüz ve kimi zaman esprilere dahi konu olan temizliğe karşı takıntılı olma hali, aslında günümüzde OKB kavramıyla açıklanıyor. Ve OKB mutlaka ilgilenilmesi gereken bir psikolojik durum. Sana bazı önerilerim elbette olacak ama öncesinde bir terapiste başvurmakla çok doğru bir yolda olduğunu belirtmem gerek. İçinde bulunduğun halin doğru olmadığını kabul ediyor olman, iyileşme sürecinde sana artı bir puan kazandıracak. 

  Konuya başlarken,  OKB kavramının ne olduğunu bir hatırlatalım. OKB, açılımıyla obsesif kompulsif bozukluk, çok farklı biçimlerde ortaya çıkan bir takıntılı olma halidir. Sende bu durum, temizliğe karşı takıntı olarak kendisini göstermiş. Ama bazı kişilerde hastalık takıntısı, kilo takıntısı, bazı eşyaları biriktirme takıntısı olarak kendisini gösterebiliyor. 




  Sevgili dostum, sana bu durumda terapilerine aksatmadan gitmeni tavsiye ederim. Fakat terapilerde sana sunulan tavsiyeleri günlük yaşamına geçirebilmen çok önemli. Hani insan yaşamında birçok bağımlılık vardır. Sigara bağımlılığı, yemek yeme bağımlılığı gibi. Senin de bağımlılığın temizlik yapma üzerine kurulmuş. Bunun bir bağımlılık olduğunu ve bundan vazgeçilebileceğini kabul etmelisin önce. Ve akşamın bir vakti içinden dayanılmaz bir şekilde temizlik yapma arzusu geldiğinde, bunu yapman gerekmediğini kendine telkin ederek, ilgini başka yerlere çekebilirsin. Örneğin ailenle sohbet etmek, sevdiğin bir diziyi veya filmi izlemek, bir şeyler okumaya çalışmak, o anda içindeki temizlik yapma isteğini başka yerlere yönlendirebilir. 



 Mesajında her yerin mikroplar ve kirle dolu olduğunu düşündüğünden ve bunun seni çok rahatsız ettiğinden bahsetmişsin. Ama bir yerden de şöyle düşünsen, bu mikroplar yaşamın her yerinde var ve eğer bu mikroplar adamı hastalandırıp, öldürecek kadar etkili olsa, insan ırkı sence 2000'li yıllara kadar gelmeyi başarabilir miydi? İnsan bünyesi zannettiğinden çok daha güçlüdür ve kesinlikle korkma, oğluna hiçbir şey olmayacak. 

 Hem yapılan araştırmalar, insanların bağışıklık sistemlerinin güçlenmesi için mikroplara da ihtiyacı olduğunu ortaya koyuyor. Eğer hiç mikropsuz, tamamen hijyenik ortamlarda yaşasaydık, metabolizmamız bu mikroplarla karşılaştığı zaman onları tanımadığından dolayı, onlarla nasıl savaşacağını da bilemezdi. Bir de bu yönden düşün istersen.




 Bu arada, şu diş fırçası meselesine de değinmek istiyorum. Diş fırçasıyla kapı, pencere ovmak, sana mahsus bir şey değil. Bayram temizliklerini düşünsene bir? Yurdum insanı her bayram temizliğinde günlerce öncesinden evleri ayağa kaldırıp, tabandan tavana temizlik yaparken onun gibi kaç diş fırçası eskitmiştir kim bilir? 
 Ayrıca yeri gelmişken anlatayım, benim bir tanıdığım vardı. Bu konuda kimse eline su dökemezdi. Sen hiç değilse kapıyı camı, yerinde temizliyorsun. Bu bahsettiğim hijyen meleği hanımefendi, kapıyı menteşelerinden söküp, banyoya ya da balkona taşır, orada hortumdan akan suyla ve envai çeşit fırçalar, çamaşır suyundan tuz ruhuna doğru genişleyen çeşitlilikteki deterjanlarla kapıyı temizlemez adeta kazırdı. Efendim sonra o kapı kurulanır, camları parlatılır, yerine geri takılırdı. Yani abartılı olduğunu düşünüyorsan, emin ol daha abartılı durumları da görmüşlüğüm vardır. Ama sen sen ol, yine de diş fırçasını amacına uygun olarak kullanmaya çalış. Eminim, böyle daha mutlu olacaksın.😊




 Bu konuda kendine telkinler vermeye çalışırken, çektiğin yorgunluğu da düşünmeni tavsiye ederim sana. Unutma, sen değerlisin ve sürekli yorulmayı hak etmiyorsun. Geceleri sabahlara kadar temizlik yapmak yüzünden, sırt, ayak, bacak ağrıları çekmek, ellerinin deterjan yüzünden mahvolmasına dayanmak zorunda değilsin. Ve dünyaya geliş amacın da kesinlikle temizlik yapmak değil! Bir amaç belirle kendine. Bir hobi edin mesela. Ahşap, cam boyama kursları, belki pastacılık kursu gibi kurslara git. Korkma bu kurslarda ellerin, üstün başın, boyalarla veya şekerli malzemelerle kirlensin. Ortaya bir şeyler çıkmaya başladığını, kendi el emeğini göz nurunu görünce, bunların temizlikten daha keyifli olduğunu anlayacaksın. 




  Evin inanıyorum ki önümüzdeki 6 ay boyuca temizlik yapmasan bile, buna yetecek temizliktedir. Bu nedenle bugün bir değişiklik yap. Evle uğraşmak yerine mesela kuaföre git, saçlarına yeni bir model veya renk uygulat. Sonra belki yeni kıyafetler de almak sana iyi gelebilir. Akşam eşini çocuğunu bu yeni imajınla karşıla. Mutfakta onların en sevdiği yemekleri yap. Ve bu sırada bırak yemeğin sosu mutfak tezgahına damlasın. Bırak, oğlun yemek yerken sosa bulanmış elleriyle masa örtüsüne dokunsun. Kirlenen her şey temizlenir de, unutma akıp giden zaman geri gelmez. Bu yüzden ailenle keyifli zaman geçirmeye çalış. Çünkü istesen de oğlun büyüdükten sonra, bir kez daha onun büyüyüşüne tanıklık edemeyeceksin. İşte tam da bu yüzden sevgili dertli dostum, anı yaşa. Göreceksin daha iyi olacak her şey...




 Bu arada sana bir belgesel tavsiye edebilirim. OKB'li temizlik takıntısı olan bireylerin bazı deneyimlerini konu alan "Temizlik Hastaları" belgeseli sana bazı konularda fikir verebilir. Şimdilik hoşçakal dertli dostum. Kendine ve ailene iyi bak. Çamaşır suyundan da bir müddet uzak dur. Sevgiyle kal. 😉 
  
  Sevgili ziyaretçilerimiz, konu hakkındaki görüşlerinizi yorumlardan bizlere iletebilir ve bize her konu hakkındaki sorularınızı iletişim kutusundan gönderebilirsiniz. Bizi sosyal medyadan da takip etmeyi unutmayın.

 Dertli dostum’u şu hesaplardan takip edebilirsiniz: Facebook - Twitter - Google+ – Instagram





























Benzer İçerikler

16 yorum

  1. Aşırı temizlik psikolojik bir hastalık ama daha da vahimi uzun saatler haşır neşir olunan temizlik malzemelerindeki kimyasallar 😕

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle katılıyorum size. Aslında ev temizleniyor derken, evde solunan havanın kimyasallarla nasıl kirlendiğini çoğu kimse farkına bile varmıyor. Önemli bir noktaya değindiniz. Teşekkürler.

      Sil
  2. Hijyen çok önemli tabi ki ancak bu boyutlara gitmeden önü alınmalı bu tarz durumlarda genelde bir hobi edinmek işe yarayabiliyor özellikle yaratıcılık üzerine olanları seramik biçimlendirme, boyama gibi eğlenceli hobiler çok hos olur ve temizlikten çok yaratıcılığın keyif verdiği belki kesfedilebilirdi :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çok haklısınız. Bu yıpratıcı durumdan kurtulurken hobiler, fiziksel ve ruhsal olarak dinlenmek, ilgiyi başka bir alana aktarmak için çok ideal olabilir. Teşekkürler görüşleriniz için. :)

      Sil
  3. takibe geldim :) bana da beklerim

    YanıtlayınSil
  4. Çok güzel bir yazı olmuş elinize sağlık

    YanıtlayınSil
  5. Benzer bir güçlüğü annem yaşıyordu. Özel günlerde ona armağan alacağımız zaman bizden temizlik malzemeleri istemeye kadar vardırmıştı konuyu. Şimdi ise kendisine ait bir markası var. Hand-made tasarımlarını sergiliyor ve sorun çok hafifledi. Kişiye iyi gelen ve bir yaratım, üretim yapmayı sağlayan, ortaya kalıcı bir eser çıkartan çalışmalar bu soruna iyi geliyor. Elbette temiz pak olmak, mis gibi bir yaşam sürmek hoş ve istenir bir durum. Ama kendimizi tüketmeden.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Elbette temizlik ve hijyen önemli fakat sizin de belirttiğiniz gibi kendimizi fazla fazla yormaya gerek yok. Yaşamda keşfedilmeyi bekleyen ne kadar güzel şeyler var oysa ki. Bunları fark etmeye başlamak, temizlik yapmaktan uzaklaştırabilir belki. Annenizin hikayesini bizimle paylaştığınız için teşekkür ederiz. Aramıza hoş geldiniz.

      Sil
  6. Aşırı temizlik hastalığı olanlar hayatlarının uzun bir dönemini temizlik yaparak geçirdiklerini ve kullandıkları kimyasal ürünlerle herkesi zehirlediklerinin umarım farkında varır.Ohh miss gibi çamaşır suyu kokuyor ev diye mutlu olan bayanlar var maalesef :(

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Evet maalesef hele ki yumuşatıcılar, mis kokan yer silme deterjanları gibi şeyler daha da büyük tehlike. Biz çamaşırlar ne temiz oldu, yerler pırıl pırıl mis gibi kokuyor derken aslında farkında olmadan zehirleniyoruz. Güzel bir noktaya dikkat çektiniz. Teşekkürler. Aramıza hoş geldiniz.

      Sil
  7. merhaba malesef aşırı temizlik hastalağı olanlar kullandıkları kimyasallarla hem kendilerini hem yakınlarını zehirlediklerini fark etseler :( bu arada takibe aldım bende beklerim

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bu konunun en can alıcı noktası kimyasallar zaten. Solunum hastalıkları başta olmak üzere birçok hastalığa davetiye çıkarıyor o deterjanlar. Yorumunuz için teşekkürler. Biz de sizi takipteyiz. :)

      Sil
  8. annelerimiz yolculuğa çıkmadan önce de evi temizler yeeee işteğğğğğ bütün anneler okb kikiriki :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Gerçekten temizlerler. Hatta bir tanıdığımın mantığı şuydu, eğer gittiğim yerde başıma kaza bela gelir ölürsem, arkamdan eve gelenler pis görmesin... Yahu ölmüşsen, ev kirli olsa ne olur:)

      Sil

Popüler Yazılar

Bizi Facebook'ta Takip Edin

Subscribe