Yumurta Kabuğunu Beğenmeyen Civciv

Aralık 10, 2018



 "Dert anası merhaba. Oğlum çocukluğundan beri doktor olmak isterdi. Eşimde doktor zaten. babasının yolundan gitmek istedi hep ve sebat etti bunun için çalıştı geçen sene tıp fakültesine yerleşti ama fakülteye gittiğinden beri bi tuhaf oldu bizim oğlan. Bi değişti herkesi küçümsemeye başladı. Çocukluğundan beri yakınında olan tüm arkadaşlarıyla uzaklaştı. Nedenini sordum hepsi cahil cühela onlar. boş hayatlarında sürünmeye mahkumlar ne işim olur onlarla dedi. Ankarada okuyor, tatillerde falan geldiğinde bizede bi tuhaf davranıyor küçümsüyor bizi. Babasına fazla yapamıyor çünkü oda doktor dedim ya. hatta ona derslerden anlamadığı şeyleri falan soruyor bazen ama benimle hiç konuşmuyor. Geçen geldiğinde odasına gittim oğlum geldin yüzünü göremedim sohbet edemedik dedim bana ne dedi beğenirsin. Seninle ne konuşabilirimki birşeyden anladığın yok oturup televizyondaki saçma yemek programlarını evlilik programlarını izleyecek değilim seninle dedi. Ne kadar zoruma gitti bu lafı. Babasınada söyledim oda üzüldü. Biz babasıyla onu okutmak için ne fedakarlıklar yaptık. kaç kere kendi ihtiyaçlarımızı görmeden o üzülmesin zorda kalmasın dedik yapacağız tabi oğlumuz sonuçta ama buna karşılık bu küçümsemesi kendini beğenmesi beni çok üzüyor. Ne yapabiliriz dert anası. Bir tavsiyede bulunsan."


  Merhaba sevgili dertli dostum. Bahsettiğin tür durumlar genellikle ergenlik çağlarının ilk zamanlarında yaşanır ama  tıp fakültesini geçen sene kazandı diyorsun. Yani oğlun bu dönemleri çoktan aşmış. Şimdi bana kızma ama senin oğlanın birdenbire girdiği çevre, doktorlar dünyası falan ters tepmiş bana kalsa. Birden bire "ne oldum" demeye başlamış. Tabii ne oldum değil de, "ne olacağım" demeyi öğrenmesi gerek acilen.  Hani derler ya civciv yumurtadan çıkmış, kabuğunu beğenmemiş diye. Senin oğlan da aynen bu hesap olmuş. 




   Şimdi senin bu kendini beğenmiş civcivin, birden bire kendisini Anka kuşu falan zannetmeye başladı ya, bu işte mutlaka gittiği üniversitede edindiği ukala arkadaşların payı vardır diye düşünüyorum. Tabii bir de bu çağlarda üniversite öğrencileri derslerine giren profesörlerin falan rüzgarına kapılır, onlara büyük bir hayranlık beslemeye başlayabilir. Çünkü o hocalardan, tam da ihtiyaçları olan bilgileri edinirler. Tüm sorularına cevap alırlar. Dolayısıyla bu hayranlık, senin oğlunun çevresindeki diğer kimselerin "yetersiz" olduğu kanısına varmasını sağlamış olabilir. 

   Olayı onun psikolojisinden böyle değerlendirebilirim. Ama tabii bu kesinlikle hoş görülür bir tutum değil.  Bana göre bir doktor, dünyanın en engin bilgilerine de sahip olsa, daha önce hiç kimsenin çare bulamadığı hastalıklara da çare olsa, önce insanlara karşı saygılı ve güler yüzlü davranmayı bilmelidir. Çünkü aldığı o eğitimin amacı, insanlara hava atmak, aşağılamak değil; tam aksine insanlara hizmet etmektir. Bunu bir zahmet aklının bir yerlerine yazsın senin oğlan. Hele anneye yapılan bu saygısızlığın hiçbir açıklaması olmamalı! Aksi durumda bu şımarık halleri böyle giderse, gelecekte yapacağı mesleğini de olumsuz etkileyecektir.  Kaldı ki kendisini o günlere getiren ailesine karşı bile daha şimdiden olumsuz tavırlar sergilemeye başlamışsa, ben bu işin sonunu hiç iyi görmüyorum. 


 Bu esnada Doktor House dizisini izledin mi bilmiyorum ama alanında uzman, ukala, insanları aşağılayan bir doktor denilince aklıma House karakteri geldi. Tabii biz onu yalnızca dizi karakteri olarak sevmiştik. Gerçek hayatta, işinin piri de olsa, hayat da kurtarsa, onun kadar insanlara kötü davranan bir doktoru düşünmek istemem doğrusu. 😊





  Şimdi bakalım bu durumda sen neler yapabilirsin? Öncelikle bu yaptığı saygısızlıktan sonra onunla arana bir süre mesafe koy. Ben bilirim şimdi seni. Anneler çocukları şehir dışında üniversitede okuyorsa, mutlaka her gün ararlar. Aman yavrum üşütme, yemeğini ye, aç kalma, paran var mı şeklinde sürekli bir kontrol havasındadır. Ve sen de bunları kuvvetli ihtimal yapıyorsundur. Sana önerim, oğlunun bu yaptığı saygısızlıktan sonra, ona kırıldığını anlaması için bir süre onu arama. Hatta mümkünse babası da aramasın. Korkma, bu esnada sen onu aramadığın için başına hiçbir şey gelmez. Zaten önemli bir şey olsa, o size her türlü ulaşır. Telaş etmeyin ve kendi haline bırakın onu. Bir süre böyle devam etsin bakalım. Şöyle bir duracak illa ki, "Ne oluyoruz!" diyerek bu kez kendisi sizi arayacak. O zaman bir hatırlatın bakalım sarf ettiği sözleri kendisine ve kırıldığınızı da belirtin. Belki bu uzak kalış, yaptığı saygısızlığı anlamasına yardımcı olur.

 Sevgili dertli dostum, bu olayda eşine çok büyük bir rol düşüyor. Madem eşin de doktor ve oğlun onun sözünü dinliyor; o zaman bir baba olarak oğluna "iyi doktor" nasıl olunur bunu anlatmaya çalışsın. İnsanları aşağılamanın, tepeden bakmanın kendisini mesleki yönden geliştirmek yerine, dibe çekeceğini anlatsın oğluna. İnsanların iyi ilaçlara, doğru tedavilere olduğu kadar aynı zamanda insan psikolojisinden anlayan, samimi, sevgi dolu doktorlara da ihtiyacının olduğunu anlatsın oğluna. Ve tabii öğrendiği bilgilerle ailesinin, arkadaşlarının kalbini kırmak, onları küçük görmek yerine, o bilgileri insanlara yardım etmek için kullanmasını söylesin. Babasının bir doktor olarak onunla böyle konuşmasının etkili olacağını düşünüyorum. Hatta House karakteri falan demişken, etkili olacağını düşündüğüm bir de film tavsiye edeyim size.




  Filmimizin adı Patch Adams. Robin Williams'ın canlandırdığı, tıp fakültesinde eğitim alan bir tıp öğrencisini konu alıyor. Adams, insanların ilaçlar kadar sevgiye de ihtiyacı olduğunu savunan ve böyle düşünmeyen insanlara karşı mücadele veren bir doktor adayı. Bence eşin, oğlunla birlikte bu filmi izleyebilir. Bu konunun oğlun için etkileyici olabileceğini düşünüyorum.

 Dert anasının senin için tavsiyeleri şimdilik bu kadar dostum. Kendini üzme, gelişmelerden bizi haberdar etmeyi unutma. Okuyucularımız da bu konu hakkında varsa sana tavsiyeleri, yorumlardan bize ulaşabilirler. Takipte kalmayı unutmayın. 


  Dertli dostum’u şu hesaplardan takip edebilirsiniz: Facebook - Twitter - Google+Instagram

Benzer İçerikler

57 yorum

  1. Maalesef böyle sıkıntılar ailelerin ortak sıkıntılarından çok güzel bir konuya parmak basmışsınız teşekkürler.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Gençler sonradan anlıyorlar hatalarını tabii ama o sırada aileler çok üzülüyor. Teşekkür ederim yorumunuz için. Beğenmiş olmanıza sevindim.

      Sil
  2. cok guzel tavsiyeler kalemine saglik ama bilimsel arastirmalara gore erkeklerde ergenlik yasi koik olsa da 30 yasina kadar uzadigi soyleniyor yani evlenecegimiz adam bile bir ergen olabilir, belki onceden yasamadigi ergenlik travmasini simdi yasiyor olabilir ve bence onemli olan bu olayi neden simdi yasiyor olmasi. Mutlaka hayatinda buyuk bir sorunla karsi karsiya geldigini ve afalladigini dusunuyorum

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. İlginç bilgiler verdiniz. Hiç duymamıştım bunu daha önce. Olabilir tabii. Ama dediğim gibi bu şekilde insanları aşağılayacaksa hiç doktor olmasın bu arkadaş. Doktorluk sabır ve anlayış işidir. :)

      Sil
  3. Harika bir tavsiye olmuş ama yukarıda arkadaşlarında dediği gibi böyle sıkıntılar ailelerin ortak sıkıntıları ve bizim gibi erkeklerin yaşı 30 a kadarmış , evlenen kişiler bile halen ergen olabilirmiş , yeni duydum .:O

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Tavsiyeleri beğenmenize sevindim. Ben de ilk kez bu bilgileri duydum. Herkes için geçerli olmasa da yaşamda bazı kimselerin davranışları gözetildiğinde aslında mantıklı geldi tabii.

      Sil
  4. Eminim bu geçici bir durumdur..bir süre sonra anlayacaktır hatalı davrandığını ve umarım çok geç kalmaz eğer dostlarından koparsa ve kendini yalnız hissederse iş işden geçmiş olur ve en çok da kendi acı çeker o nedenle annesi ve babası olarak size davranışlarını gündeme getirmeseniz bile çok geç olmadan dostlukların ne kadar değerli olduğuyla ilgili kendisiyle bir konuşma yapsanız mı acaba derim ben...herkese kucak dolusu sevgilerimi gönderdim...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ben de geçici olduğunu umut ediyorum. Umarım kısa zamanda hatasını anlar arkadaş. Ama üniversitede katıldığı çevrenin de etkisi vardır muhtemelen. Bu konuda anne ve babaya yine büyük bir rol düşüyor. Teşekkürler güzel yorumunuz için. :)

      Sil
  5. sizi takipteyim. www.ariveyasam.com sayfama geliniz.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ben de sizi takip ediyorum zaten. Daha fazla kişiye ulaşmak isterseniz, blog takip etkinliğine katılabilirsiniz. Sayfanızda yaptığım yorumda linki bıraktım. Linkteki paylaşıma bakın, ilgilenirseniz katılırsınız.

      Sil
  6. Ders çıkarmalı ,,,çıkardım,,,keyifle okudum..

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler güzel yorumunuz için beğenmenize sevindim. :)

      Sil
  7. Gerçekten faydalı tavsiyelerde bulunmussunuz. Elinize sağlık

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim. Faydalı bulduysanız ne mutlu bana. :)

      Sil
  8. Bir erkek annesi olarak bir annenin oğlu ile yaşadığı bu duruma çok üzüldüm. Sizin tavsiyeleriniz ile umarım her şey yoluna girer . Anne ve baba olmak her dönem farklı sorunları beraberinde getiriyor . Emeğinize sağlık.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ne doğru söylediniz gerçekten de. Çocukların büyüme aşamalarında ayrı sorunlar, büyüdüklerinde çok daha farklı sorunlar anne ve babaları bekliyor. Umarım bu annemiz kısa zamanda sorunu çözmeyi başarır. Teşekkürler yorumunuz için. :)

      Sil
  9. Merhaba blogunuzu takibe aldım. Faydalı bir paylaşım olmuş. Sevgilerimle:)))

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba. Aramıza hoş geldiniz. Ben sizi çok önceden takibe almıştım. Sizde de çok değerli paylaşımlar var. Zaman zaman ziyaret edip okuyorum. Teşekkürler yorumunuz için. :)

      Sil
  10. Yine çok başarılı bir yazı olmuş. Emeğinize sağlık.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Başarılı bulmanıza sevindim. Yorumunuz için teşekkürler. :)

      Sil
  11. çağlar birbirleriyle örtüşmüyor , kuşaklar çok fazla zigzak çiziyor değişimlerde . üstelik bu çağda . bu da bireyleri yozlaştırıyor . her birey yanındaki insanın kendi yaşındaki çağdaşlığa uymasını ister . ebeveynlerse buna pek uyum sağlayamaz . doktor adayı annesine kendi çağdaşlığında olmadığı için bozuk atıyor ve bana kalırsa o fazla yalnız . siz güzel örnekler verip faydalı öğütlemişsiniz .

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ne güzel bir açıdan yaklaştın konuya. Evet yalnız hissediyordur muhtemelen. Ama anneye de yazık. Çok zor bir durum gerçekten de. Umarım kısa sürede aşarlar bu problemi. Teşekkürler güzel yorumun için. :)

      Sil
  12. ayyy geçer yaa zamanla yaaa serbest bıraksınlaar :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bence de bu bir dönemdir. Birilerinin bir şeylerin etkisinde kalmıştır. Umut ediyorum geçer. Ben de öyle dedim zaten bir süre serbest bırakıp arayıp sormasınlar o kendi anlar hatasını zaten :)

      Sil
  13. Bu üzücü durumun sadece bu annenin başına geldiğini sanmıyorum. Sosyolojik bir problem bu bana göre. Bir düşünün bakalım ülkemizde aileler çocuklarına en çok "doktorrrrrr" olmalarını telkin etmezler mi? Kız evlat anneleri de "damadım doktorrrrrrr" demez mi? Ülkemizde gülünç bir kast sistemi var. Tıp okuyanlarda sebepsiz bir "üstünlük hissi" oluyor haliyle. Kendilerini "çok zeki sanma" rahatsızlığına tutuluyorlar. Oysa "çoklu zeka kuramı" tek tip bir zeka olmadığını, her bireyin bambaşka yeteneklerle ve farklı zeka türleriyle donatılmış olduğunu ortaya koyuyor. Tıp okumak ise zeka türlerinden sadece 1 tanesine yatkınlık anlamına geliyor.
    Türkiye'de "Meslekler hiyerarşisi" yaratılıyor ve bu sosyolojik açıdan çok yanlış bence. Çocuk ve gençlerde kibir durup dururken ortaya çıkmaz. Mutlaka tıbbı kazanıncaya dek duydukları, "doktor çıkacak bir genç" olmanın ülkede sanki bir üstünlükmüş gibi algılanışı bu gencin psikolojisini bozmuş belli ki. Bir çocuğa küçüklükten itibaren çalmadan, yalan söylemeden, torpilsizce, hakkıyla ve liyakatle yapılan her mesleğin ve her insanın çok değerli ve eşit olduğu öğretilirse "doktorların üstünlük kompleksi" sorunu ortadan kalkar. Anneye saygısızlık ise kabul edilemez.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Değil mi ama ne önemlidir doktor damat, doktor evlat sahibi olmak. Çok haklısınız, ister istemez çocukluktan kazınıyor zihinlere. Bu durumların yaşanması da bazen kaçınılmaz olabiliyor. Ne doğru bir açıdan baktınız konuya. Teşekkürler güzel yorumunuz için. :)

      Sil
  14. Söylenecek herseyi çok güzel anlatmışsın zaten 🙏
    Annenin durumuna çok üzüldüm ama evlatlarımız iste bazen böyle seyler yapabiliyor senin de dediğin gibi bir süre aramamak en güzeli
    Zamanla alışacaktır oda yeni bir ortama girmiş yeni arkadaş yeni çevre ağır bir eğitim ve sorumluluk var üzerinde hoş görüp kendi haline bırakmak en doğrusu olur .

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bence de bir süre kendi haline bıraksınlar. Umarım hatasını anlar diye düşünmekteyiz. Teşekkürler yorumunuz için. :)

      Sil
  15. Tavsiyelerin çok güzel ama bence anlamaz bu durumdan. Araya mesafe koymak da ters tepebilir. Bence direkt noluyor kendine gel desin. Benimkiler küçük ama bne bunu uyguluyorum, toparlanıyorlar

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Küçüklere uygulamak daha basit tabii ama yaş büyüdükçe sorunlar da ona göre artıyor galiba. Okuyucumuz bunu seçeneği de göz önünde bulundursun tabii. Teşekkürler yorumunuz için. :)

      Sil
  16. TEBRİKLER HARİKA BİR BLOG BAŞARILARINIZIN DEVAMINI DİLİYORUZ

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim beğenmenize çok sevindim. Hoş geldiniz aramıza. :)

      Sil
  17. Gençlik başında duman...ilk cahiliyet ilk heyecan...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Kovalandıkça kaçan ateş böceği misin :) Ne güzel bir şarkıdır. Siz söyleyince dilime dolandı birden. Evet bu çağlar biraz fırtınalı geçiyor. Sonrasında hepimiz gibi durulacaktır gencimiz diye düşünüyorum. :)

      Sil
    2. Evet yıllar ve yaşanmışlıklar tecrübe ve ders niteliğinde olacaktır bence de..

      Sil
  18. Ne desem bilemedim su akar yolunu bulur her şey düzelir bir gün.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Zaman her şeyin ilacıdır. Ben de düzeleceğine inanıyorum. :)

      Sil
  19. " Zor dostum, zor. Sevilmeden sevmek.. " Annelik halleri. İlk heyecanlar geçince, derslerle kafa kafaya gelme durumu. "Beni kimse anlamıyor " modu. Üçüncü - dördüncü sınıflarda "cin olmadan adam çarpma" modu.. Elbette, yukarıdaki "meslekler hiyerarşisi" tanımı da tıbbiyeli gencimizin durumunda etken. Anneye şunu da öneririm. Saçma gibi gelse de işe yarıyor. Kendisine farklı bir ortam yaratsın. Mesela, fotoğrafçılık kursuna gitsin. Gençler o zaman "annem ne kadar farklı ve özgün birisiymiş." diye düşünüyor.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ne güzel bir öneriymiş bu. :) Evet kesinlikle tavsiye edelim. Hem anne için de bir değişiklik olur ve aklına sürekli her şeyi takmaz, yeni bir meşguliyeti olur. İnsan güzel şeyler üretebildiğini görünce iyi hissediyor. Oğlu açısından da dediğiniz gibi olur. Çok teşekkürler bu güzel yorumunuz için. :)

      Sil
  20. Öğrencilerimize, çocuklarımıza, gençlerimize akademik bilgilerden önce insan olmanın gerektirdiği güzel davranışları öğretmemiz gerek diye düşünüyorum ve bu eğitime küçük yaşlardan başlanmalı. Yani diyeceğim o ki eğitim ailede başlar. Aileye büyük sorumluluk düşüyor. Bu güzel yazı için teşekkürler :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çok doğru İbrahim Bey. Akademik bilgiler öğrenilir elbette ama insan olmanın gerektirdiği güzel davranışlar hepsinden önce öğrenilmeli. Ben de güzel yorumunuz için teşekkür ederim size :)

      Sil
  21. Anlatım diliniz çok güzel, çok keyifli. Elinize sağlık:)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. Ben de sizin paylaşımlarınızı çok beğeniyorum. :)

      Sil
  22. Şu sıralar zaten kimse hiçbir şeyi beğenmiyor 🤷‍♀️

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Gerçekten yahu herkeste bir tuhaf tavırlar. Ne oluyoruz demiyor kimse:)

      Sil
  23. Güzel ve ilginç bilgiler vermişsiniz tesekkurler.

    YanıtlayınSil
  24. ama ne kadar üzüldüm umarım aklına başına alır da anne babayı küçümsemenin kalpde açtığı yaraları hisseder :( allah yardımcıları olsun

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ben de çok üzüldüm mesajı okurken. Üzücü bir durum. Umarım kısa zamanda düzeltebilirler aralarındaki durumu. Teşekkürler yorumunuz için. :)

      Sil
  25. Tam ergen kafası, gerçi biraz ergenliği de geçmiş ama. Benim de çocuğum için çok korktuğum bir dönem:(

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Evet yukarıda da dediğim gibi maalesef çocuklar büyüdükçe dertleri de büyüyor. Umarım herkes kolay atlatır çocuklarına ait sorunlu evreleri. :)

      Sil
  26. Ah su ergenler... Iki tane de bende var😂. Yorumu yanlis yere yazdim birctanesini silersin canim 😊

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Yok yanlış yere yazmamışsınız. İletişim kutusundan atmışsınız. Ben de soru geldi zannettim. Ama sonra anladım yanlışlıkla yolladığınızı. Sorun değil. :) Gerçekten çocuk büyütmek çok zor. Kolaylıklar diliyorum tüm ailelere. Teşekkürler yorumunuz için. :)

      Sil
  27. Ah ah dert anam fena üzmüş çocuk anneyi :| O yüzden öncelik olarak çocuga para vs.. her istediğini almadan önce aşılanması gereken şey,merhamet,güzel ahlak ve Allah aşkını anlatmalı insanlara güzel davranmayı aşılayıp sevgi verilmeli.Ve en büyük şeyde anne babaya saygı olmalı, aslında ebeveyn olarak ailelere büyük rol düşüyor,babasının oğluyla oturup güzelce konuşması lazım, çocuğun yanında Anne sık sık takdir edilmeli hatta. Çocugun aile içindeki saygıyı sevgiyi görmesi çok önemli diye düşünüyorum.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Valla çok üzülmüş anne kokoşcum. Dediğin gibi oturup konuşmalılar. Hatasını anlar diye umut ediyorum ben de :)

      Sil
  28. Gerçekten çocuklar büyüdükçe dertleri de büyüyor. Hep küçük kalsalardı ne iyi olurdu diyorum ama o masum tatlı halleri bir daha geri gelmeyecek.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Yaa değil mi hele bebekken ne masumlar:) Sonra sorunları başlıyor. Yetişkin olduklarında bile anne babalar onların derdine derman arıyor. Teşekkürler güzel yorumunuz için. :)

      Sil

Popüler Yazılar

Bizi Facebook'ta Takip Edin

Subscribe