50 Yaş Sendromu

Ocak 28, 2019



"Dert anası selam. Aslında benim sorum bir dert sayılır mı bilmiyorum. Dertten çok bu aslında insanoğlunun hatta tüm canlıların doğal sürecinde yaşanan bir durum. Yaşlanmak! Ben 42 yaşında bir erkeğim. Hiç evlenmedim. Çoluğa çocuğa karışmadım. Bu tabii benim tercihimdi. Evlilik bana göre bir şey değil. Bu halimle aslında çok huzurluyum. Azıcık aşım kaygısız başım diyorum kendi kendime. Beni huzursuz eden işin yaşa ilişkin kısmı. Geçenlerde bir düşündüm de 8 sene sonra 50 yaşında olacağım ben ya! 50 yaş fikri korkunç geldi gözüme bir anda. Ben ne ara bu yaşa geldim. Bunca zaman nasıl geçip gitti anlamadım ki. Daha dün ilkokulun bahçesinde oyun oynamıyor muyduk biz! Hayatıma bakarsak, elde ettiğim hiç öyle büyük başarılarım falan da yok. Klasik bir okuldan ortalama puanlarla mezun oldum. Çalıştığım işlerle günümü kurtardım sadece hepsi bu. Sahip olduğum aman aman bir yeteneğim bile yok. Yalnızca ara ara bazı hikayeler yazardım. Gençken bunları bir kitapta toplamayı çok istemiştim. Ama sonra iş güç hayat telaşı derken kaynadı gitti. Ne hayallerim vardı, hiçbirini gerçekleştirecek fırsat bulamadım. Ömrümü boşa harcadığımı geçen gün fark ettim dert anası. Bu fikir aklıma girdiğinden bu yana, her şey için çok geç kaldığımı düşünmeye başladım. Hayatın sonuna geldiğimi düşünmeye başladım. Yaşlandığımı, bundan sonra hiçbir şeyin iyi olmayacağını...  Senden ricam, bana terapi almamı söyleme. Çünkü gitmem terapiye. Böyle şeylerin çözüm olduğunu zannetmiyorum. Sen ne düşünüyorsun bu konuda.  Ne yapsam da kurtulsam bu kötü ruh halinden.. Keşke bir zaman makinesi olsa, geçmişe dönsem dediğin olmaz mı seninde. Ben şu aralar sürekli böyle diyorum çünkü. Neyse fazla uzatmayayım. Tavsiyelerini merakla bekliyorum."

  Merhaba sevgili dertli dostum. Orta yaş sendromuna hoş geldin. Aslında bu bahsettiğin duruma 50 yaş sendromu da deniyor. Hayatta hiçbir başarının olmadığını söylemişsin ama yanılıyorsun. Sen, 50 yaş sendromuna 42 yaşında girmeyi başaran, ilk ve tek örneksin. Bu büyük bir başarı valla. Tebrik ediyorum seni dostum. Bunu başardığın için bir rekorlar kitabına falan aday olabilirsin kesin. 😊
  Sevgili orta yaş sendromlu dostum, acelen ne acaba? Yahu daha önünde kapı gibi 8 yılın var evelallah! Evet yıllar su gibi akıp geçiyor ama kendini böyle üzmek, sana ne fayda getirecek! Sen daha şimdiden bu durumdaysan, 50 yaşına girdiğin günü düşünmek bile istemiyorum. Böyle gidersen 50. doğum gününde doğum günü pastası yerine sana cenaze çelengi alıp gelsinler istersen. Hatta happy birthday şarkısı yerine ağıt yakıcıları da çağıralım olsun bitsin! 😊



  Dur bakalım şimdi, bir sakin ol! Ne demişler, çıkmadık candan umut kesilmez!  Ve nefes almaya devam ettikçe, bir şeyler için umut var demektir. Tamam sana terapiste gitmeni önermeyeceğim. Öyleyse bakalım dert anası olarak sana neler söyleyebiliriz. Öncelikle, şunu unutma ki, hiçbirimizin yaşamı dört dörtlük geçmedi. Her birimizin kimbilir ne hayalleri vardı yaşama dair. Bunların bazılarını gerçekleştirdik, bazıları ise tatlı ve hoş hayallerden ibaret kaldı.  

  Zaman makinesi konusuna gelince, evet ben de bu konuları bazen düşünüyorum. Şu Tesla'nın ömrü biraz daha vefa etseymiş, şu makineyi tamamlayıp da ahirete göçseymiş fena olmayacakmış. Ama elimizde böyle bir şans yok. Elimizde hızıyla zamanı durdurup geriye döndüren süper kahraman Flash da yok. O zaman elimizde ne varsa onunla yetineceğiz mecbur. 😊

 Sevgili dostum, mesajındaki başarı kısmına da ayrıca değinmek istiyorum. Başarı kavramıyla neyi kastettiğini anlayamadım ama kastettiğin şey bir Einstein, Picasso, Bill Gates falan olmak ise, maalesef hiçbirimiz bunu da başaramadık. Senin mantığından yola çıkarsak, hepimiz hayatımızı boşa harcadık. Yaşımız da 50'ye gidiyor. O zaman yakalım kara kınaları, çekelim zılgıtları! Bir de dövünmeye başladık mı tamam. Al sana arabesk temalı, acıklı bir sahne! İstediğin gerçekten bu ise, buyur tepe tepe kullan. Ama yok değilse, gel 50. doğum gününü en keyifli şekilde nasıl geçirebilirsin, bunu planlamaya başlayalım. 

 Sevgili dertli dostum, evet 18 yaşına kadar zaman bir türlü geçmek bilmez. Hepimiz bir 18 yaşıma geleyim, şunu yapacağım, bunu yapacağım diye planlar kurarız. Ama o zaman bir türlü geçmez. Ardından 18 oluruz, üniversite iş, güç koşturma derken 20'li yaşların nasıl geçtiğini anlamayız. Bir bakarız ki 30 olmuşuz. Sonra yaş 35 yolun yarısı derler. 35'e gelince hafiften bir noolduk be! oluyor insan haliyle. 😊 İşte ondan sonrası da hızla akıp gitmeye devam ediyor. Zamanın nasıl geçtiğini anlamıyor insan. Bu yaşadıkların aslında herkesin yaşadığı, senin de bahsettiğin o doğal sürecin bir parçası. Üzülme dostum yalnız değilsin. Ve 50 yaş sendromu aslında sana 8 yıl sonra uğrayacak. Belki de şimdiden buna hazırladığın için kendini, 50 yaş sendromunu hiç yaşamazsın. Çık bakalım o ruh halinden de, o güne kadar neler yapabiliriz bir gözden geçirelim.

  Hikayelerinin olduğunu ve iş güç derken onları bir kitaba dönüştüremediğini söylemişsin. Peki neden şimdi bu hikayelerine yoğunlaşmayı düşünmüyorsun? Aman aman bir başarının, yeteneğinin olmadığını söyleyerek, kendine fazlasıyla haksızlık etmiyor musun acaba? Kolay mı yazma yeteneğine sahip olmak? Sen şimdi bu mantıkla dersin ki, bu yaştan sonra kitap mı bastırayım? Peki ben sana kırk yaşından sonra ünlü olanlar hakkında uzunca bir liste versem, dudağın uçuklar mı? Bir deneyelim bakalım!



    Efendim Henry Ford, Hani şu ünlü otomobil markasının üreticisi olan. Kendisi ilk aracını tasarlayıp, piyasaya sürdüğünde 45 yaşında idi. Charles Darwin, Türlerin Kökeni isimli ezber bozan kitabını yazdığında 50 yaşındaydı. Ünlü oyuncu Samuel Jackson, ilk filmi Ucuz Roman'da oynadığında tam 46 yaşındaydı. Bu kimseler de eğer senin gibi düşünselerdi, bugün onların varlığından bile haberdar olmayacaktık dertli dostum. Kederler içerisinde, vayy benim hayatım berbat geçti, yapamadım edemedim derken, göçüp gideceklerdi bu hayattan. Öyleyse şimdi, bu kötü ruh halini hemen üzerinden def etmenin ve başarmak istediklerine odaklanmanın vaktidir. 50 yaşına kadar bir değil, birçok kitap çıkarabilirsin. Hatta 50. doğum gününde kitapların için bir imza günü düzenler, geriye dönüp baktığında ne saçma şeyler için kendini üzdüğünü düşünürsün.😉 Nasıl? Yeterince havalı ve keyifli değil mi? 😊 Bu şimdi sana keyifli bir hayalden öteye gidemez gibi gelmesin. Unutma, istersen başarırsın. 

  Kendi tercihin olarak evlenmediğini ve çocuk sahibi olmadığını söylemişsin. Anladığım kadarıyla, bundan da herhangi bir şikayetin yok. Aslında bu durumu kendin için bir avantaja dönüştürebilirsin. Şöyle ki, çoluğa çocuğa karışan kimseler, hayallerini gerçekleştirmekte daha çok zorlanabiliyor. Çünkü onların odağında her şeyden önce evlatları oluyor. Sende böyle bir şey olmadığına göre, daha özgürsün. Olayı bir de bu yanından düşünsen daha iyi olur mu acaba? 

  Mesela, gezip görmek istediğin yerler varsa, bunun için birikim yapabilirsin. Karşında evin mutfak masrafları, çocuğun okul taksitleri gibi masraflar yok. Kendin için keyifli hobiler edinmek, bunlar için harcama mı yapmak istiyorsun, yapabilirsin. Çünkü kendinle baş başasın dertli dostum. Evet, yalnız olmak aslında o kadar da kötü bir şey değildir. Ve istediğin an, istediğin kimseleri yaşamına dahil ederek, bu yalnızlığa veda etmek de senin elinde.  Ne istiyorsan, onu yapabilir, nasıl istiyorsan öyle yaşayabilirsin. Yani buradan bakıldığında bana durumun o kadar da beter gelmedi. 😊

  Şimdi tüm bu söylediklerimi bir değerlendir bakalım. Ve uzun havaları, ağıtları bir kenara bırak da kendine gel, toparlan.😊 İnan ki yaşadığımız sürece, hiçbir şey için geç kalmış sayılmayız. Hem bir düşünceye göre "Hayat kırkında başlar." Sen de kırklı yaşlarının başındasın henüz. Bu döneminin keyfini çıkar olur mu. Şimdilik sana önerilerim bu kadar. Okuyucularımız da sana yorumlardan tavsiyelerde bulunabilirler. Takipte kalmayı unutmayın dostlar. 

  Dertli dostum’u şu hesaplardan takip edebilirsiniz: Facebook - Twitter - Google+Instagram

Benzer İçerikler

62 yorum

  1. Bende 42 yaşımdayım 🙈ve en büyük hayalim gazeteci olmaktı oldum mu hayır 😱 ama 41 yaşımda blog yazmaya başladım bu da bir nevi gazetecilik değil mi?evet
    Ya bir an kendimi kaptırdım yaşımdan dolayı ama sonlara doğru toparlandım neyse ki 😂
    Valla arkadaşım bizim de içimizde kalan ne hayallerimiz var bir anlatsak roman olur cinsinden ama hiç te öyle karalar bağlayarak pes etmedik sen de etme dur yahu daha önümüzde koskoca yıllar var bak kitap yazmak istiyormuşsun yaz seni tutan kim ? Ben şahsen hem evimle hem eşimle hemde 3 evladımla birlikte birde blog yazıyorum sende dene ki senin eşin çocuğun da yok zamanın komple sana ait
    Lütfen diyorum yaşımıza uygun davranalım biz daha çok genciz 🌸🌸🌸ruhun genç kalsın önemli olan bu unutma
    Sevgili Dertanası biraz fazla uzun oldu kuzum ama dayanamadım affola
    Sevgiler 🌸🌸🌸🌸

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Estafurullah arkadaşım ne demek, ne güzel tavsiyelerde bulunmuşsun dertli dostumuza. :) Yorumlar böyle olmalı zaten seo yapacağız diye, kalıpların içine sokulmamalı. İnsan içinden gelenleri yazabilmeli. Kaldı ki bizim platform zaten dertlerin anlatıldığı ve çözüm bulunduğu bir platform. Ben bizzat yazıyı her bitirdiğimde dertli dostumuza diyorum ki, okuyucularımız da sana tavsiyede bulunsunlar. Ve sizler de bunu çok güzel bir şekilde yapıyorsunuz. İyi ki varsınız dostlar. Seviyorum sizleri :) Ne güzel söylemişsin, elbette çok genciz daha çook güzel günler göreceğiz ve güzel işler yapacağız. Bu dertli dostumuz da karalar bağlamaktan vazgeçsin artık. :)

      Sil
    2. kim 42 yaşında?? sen?? hadi ordan taş çatlasa 33 yaşındasın sen kuzum :)

      Sil
    3. Hiç ama diimi ne güzel dedi Asocum 33 bile çok. Gencecik hatun o daha :)

      Sil
    4. Kızlar çok teşekkür ediyorum 🌸🌸
      Yaş 42 ama ruhum genç benim 😂😂

      Sil
    5. ruhunu yerim senin minnoş galp galp garpuzzz :))

      Sil
  2. Bu sendromları ben anlayamıyorum. Hep bir sendromda insanlar. 2 saat sonra da pazartesi sendromundan çıkıp salı sendromuna gireceğim, beklerim. Ben de Tesla ölmesin isterdim, umuyorum ki gitmeden tohumları serpmiş olsun.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Erhan Bey Tesla'ya yazık oldu ama ya o deha bence çok uzun yıllar yaşamalıydı. :) Salı sendromu iyiymiş. Sendromlar cennetinde yaşıyoruz valla biri bitiyor diğeri başlıyor. :)

      Sil
  3. Korkunun ecele faydası olmadığı gibi zamanı da donduramıyoruz. Bu hataya bende düşüyorum bazen, 22 yaşımda ileriyi düşünmekten bunalıma giriyorum :)) Fakat bir gerçek var ki , geleceği düşünürken bugünü kaçırıyoruz. Bence çok mantıklı öneriler sunmuşsunuz. Umarım uygulamasını yapabiliriz dertli arkadaş ::)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. 22 yaşında bunalıma giriyorsan hemen sana bir dert anası terapisi şart olmuş arkadaşım. :) Ama aslında cevapları kendin de ne güzel biliyorsun. :) Anı yaşa, bırak zaten zaman akıp gidecek ve ellerinde yaşanmışlıklar kalacak. O yaşanan şeylerin mutlu anlar olması dileği ile :)

      Sil
    2. aaa öyle deme gülom bende 22 yaşıma bastığımda hooop noluyoruz laaann oldum bi dönem :)
      gerçi ben hiç 18 yaşımı da iple çekmedim, büyümek istemediğimden kaynaklandı o noluyoruz ya diyerekten dumur olmam :)

      Sil
    3. Ben 22 yaşıma nasıl girdiğimi hatırlamıyorum yaa demek ki bana öyle olmamış. :) Evet büyümek istemiyoruz aslında. Ve zaten büyümedik ki hep içimizdeki çocuk aynı yaşasın o zamaan :)

      Sil
  4. Orta yaş sendromu bir çok insanda görülen bir sendrom. Maalesef insanlar dünyayı kendilerine zehir etmek için ellerinden gelen çabayı gösteriyorlar. Sizin de bahsettiğiniz gibi Batı insanı 40-50 li yaşları daha hayatın başı gibi kabulleniyorlar. Çok teşekkürler tavsiyeler için.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Aynen öyle Fatih Bey, yaşamı zehretmek için ne lazımsa yapıyoruz. Oysa bu çabayı yaşamı güzelleştirmek için kullanabiliriz pek ala. Teşekkürler yorumunuz için. :)

      Sil
  5. 50 yaş sendromu henüz bize biraz uzak ama dediğiniz gibi zaman su gibi akıyor valla kafanda ne varsa onu yapıcan ama şimdi evlensen çocuk askere giderken 63 olcan neyse çocuk dedem der yazık etmişin kendine bir günü de kurtarmazsan yazık olur neyse Allah yardımcın olsun ama bence de daha evlenme yakında çocuk da olmaz neyse diyecek bir şey yok ama üzüldüm ya

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ahahahha Engin Bey ne yaptın yaa :) Ben adamceğizi bunalımdan çıkarayım dedim sen over doz verdin :) :) Bir de hesaplamışsın ya yaşı falan helal valla :) Şaka bir yana hepimiz o yaşları göreceğiz kısmetse. İyilik ve güzellikle karşılayalım o dönemlerimizi. İstediğimiz şeyleri gerçekleştirmiş olarak diyelim. :)

      Sil
    2. çocuk konusunda sizinle hemfikir değilim.
      annem kardeşimi kırıklı yaşlarında doğurdu şimdi baktığımız da annem hiç bir şekilde kardeşimin yada benim ninem gibi durmuyor aksine anacazımın maşallahı var hem ruhu hem dış görünüşü baya genç biraz zorlasak ablam gibi duruyor diyebiliriz :))
      ayrıca evlenmeyi direkt çocuk olmasına yada olmamasına da bağlamak bence yanlış, istersen 20lilerin de çocuk sahini ol ister 40lı yaşların da hiç bir önemi yok hazır olduğun da olsun ama çocuğu bahane edip evlenmeye bağlamak yanlış kanımca :)
      aynı şekilde evliliği kurtarmak için çocuk yapılması da yanlış olduğu gibi...

      Sil
    3. Oleeyy Aso'cuğum diğer dert anamız diğer yarımız yorumlara katıldı. Şenleniyor ortalık. Uzun zamandır sesin çıkmıyordu ya. Kambersiz düğün olmuyor anacığım. Arada gel böyle şenlendir ortalığı :)

      Sil
    4. Yalnız direk bana gelmiş dikkatinizi çekerim şöyle bir şey anlatayım bugün bilim adamları bile ebeveynlerin hangi yaşlarda çocuk yapması için araştırma yapmışsa bence kişi kendini ben kendimi 49 50 de hazır hissettim o çocuk 15 20 ye geldiğinde sen 65 70 ne yapacaksın top mu oynayacaksınız koşuya mı gideceksiniz ya 25_35 yaş aralığında ki bir çok insanın yaptığını yapacaksınız isteyen istediği zaman çocuk yapar ama özellikle erkek çocuğu babasını farklı görür demişsiniz ki hazır olduğunda valla bu dünya kimsenin hazır olmasını hiç bir şekilde beklemiyor ayrıca kardeşimi 40 ta diyorsunuz ama siz daha erken doğmuşsunuz ilk çocuk daha farklı he şuna katılıyorum boşanmamak için çocuk yapan aileler bence çok büyük hata yapıyor neyse çok yazdım :)

      Sil
    5. ben o bilim adamlarıyla da hemfikir değilim :)) aştım ben kendimi bambaşka birşey oldum :))
      o bilim adamlarını dinlersem bu sene son senemdi çocuk yapmak için seneye de 36 olucam çok geç kalmış olucam biz kedi köpek besleyelim artık napalım :))

      Sil
  6. Bir sorun daha sağlıklı bir şekilde çözülmüş...
    Orta yaşlıların mutlak okuması ve feyiz alması gereken bir yazı...
    Psikologlara gitmeyin dertanasını okuyun size yeter.
    Teşekkürler dertlidostum

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederiz Sibel Hanım. Bu keyifli, pozitif yorumlarınız ve desteğiniz için çok sağ olun. :)

      Sil
  7. Kardeş hiç bir şey için geç kalmış sayılmazsın aslında senin gibi 40 lı yaşlarda evlenmemiş bir kadın bulup 20-30 sene mutlu geçirebilirsin.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Olabilir tabii Yusuf Bey, neden olmasın. Bunalıma girmeye hiç gerek yok. Yaşamı güzelleştirmek insanın kendi elinde. :)

      Sil
  8. Okurunuz #50yaşsendromu na çok erken girmiş; kaldı ki günümüzde 50 de ileri gençlik diye tanımlanıyor.
    Ülkemizde eski nesilden kalan söylemler ve anlayışlar var: Erken kalkan yol alır, efendime söyleyeyim yaş 35 yolun yarısı v.b.
    Bir önceki nesilde evlenme, meslek oturtma, ebeveyn olma 25'lere kadar tamamlanıyordu.
    Nesil bizde ileriye doğru kaydı.
    Masterlar yapılıyor, hazırlık sınıfları okunuyor, evlenme yaşları neredeyse 40'lara yaklaştı.
    Okurunuz çocuksuz ve daha 40'lara yeni girdiği için ennnn avantajlı konumda.
    Hem 20'li yaşlar gibi toy değil, hem 70-80li yaşlardaki sağlık sorunları yok.
    Mis resmen mis! Eve bakmak için tıbbın 4.sınıfından ayrılan fırıncı beyefendi 47 yaşında çıkan afla tıbbı bitirip fırınını kapattı doktorluğa başladı.
    Eski nesildeki gibi 40'da köşesinde oturan dedeler, büyük anneler yok artık.
    Okurunuza bu yorumları okumayı bitirir bitirmez hemen bir word dosyası açıp kitabıı yazmaya koyulmasını öneriyorum.
    İsterse heykel okuyabilir, gitar çalmayı öğrenebilir, master yapabilir, meslek değiştirebilir...
    Sağ serbest! Klasik Türk mantığı "bizden geçti artık" lafını duyduğu yerde aksi istikamete koşmaya başlasın:)
    Geçmişte seçtiklerimiz bizi tanımlamaz; her sabah dünya yeni baştan kurulur.
    ^50 yaş sendromu 'na hayır diyorum:)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Aslı Hanım, ne güzel detaylı bir cevap vermişsiniz. Çok haklısınız. Günümüzde artık eskiye nazaran çok daha geç dönemlerde yaşanıyor birçok şey. Verdiğiniz örnekler de gerçekten isabetli olmuş. Dertli dostumuz, bu söylediklerinizi kesinlikle dikkate aşmalı. Hiçbir şey için geç kalmış sayılmaz. Ne istiyorsa onu yapabilir. Ayrıca kitap yazması konusunda ben de kendisini destekliyorum. Bir an önce yazmaya başlamalı bence de. Çok teşekkür ederim bu güzel önerilerle dolu yorumunuz için. Sevgiler. :)

      Sil
  9. ne oluyor hayat kısmını bir kaç yl önce geçtim ve biraz daha bencilleşmeye başladım biraz daha kendime anı biriktirmeye vaktimi heba ettiğini düşündüğüm insanları elemeye başladım :) 40 lara 50 lere insan kalır umarım yanımda :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bence en doğrusunu yapmışsınız. Etrafınızda yine insanlar olur elbette. Ama size değer veren, gerçekten iyi anlaştığınız, enerjinizi tüketmeyen insanlar olur. Doğru bir karar vermişsiniz diye düşündüm. :)

      Sil
  10. Çoğumuz böyle düşünmüyor muyuz? Ne ara bu kadar zaman geçti? Her sorunun çözümü terapi de değil ayrıca. Hayatı yaşamak senin elinde nasıl yaşayacağına sen karar ver...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Elbette özellikle böyle doğal bir süreçten bahsediyorsak, bunun çözümü kesinlikle terapi değil. Terapist zaten bilinen şeyleri söyleyecek. O söylenenleri kabul etmek de arkadaşın kendi elinde. Evet zaman çok hızlı geçiyor ama dediğiniz gibi bu zamanı nasıl yaşayacağına insanın kendisi karar verir. Teşekkürler yorumunuz için.

      Sil
  11. Biz evlendikte ne oldu dert tasa hiç bitmiyor dün akşam düşündüm kızım ne çabuk büyüdü küçüklüğü hayal meyal gözümün önünde işte güçten fırsat bulupta düzgün bir bakamamışım çocuğuma ki 7 yıl sonra olmuş tek çocuğum.44 yaşımdayım bende yaşlanmak çok kötü ya gençlik pırıltın gidiyor gençken yapılan jestler bitiyor ölümden korkmuyorum ama yaşlanmaktan nefret ediyorum.Arkadaşın dediği gibi zaman zaman evlenmeseydim bu kadar dertle boğuşmazdım diye düşünüyorum fakat güzel yanlarıda var henüz vakit geç değil belki birini bulur bir çocuğu bile olur.Başarı odaklanınca gelir iş yaşamında farklı önerileri değerlendirsin.Hiç kimse umutsuz değildir sevgiler.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bence iyi ki evlenmişsiniz ve bir kızınız olmuş. Belki bu arkadaşımız da evlenir ve hatta bir çocuk sahibi bile olabilir. Ayrıca bunu düşünmüyorsa bile başka konularda başarılar elde edebilir. Yaşlanma konusunda sizinle aynı fikirdeyim. Ama bu kaçınılmaz bir süreç. Teşekkür ederim güzel yorumunuz için.

      Sil
  12. Sorumluluk duygusundan kaçışdır bir nevi evlenmemek diye düşünüyorum...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Belki öyledir. Hiç bu şekilde düşünmemiştim. Ama insan evlenmeden mutlu oluyorsa ve sorumluluk almak istemiyorsa yine kendi tercihidir.

      Sil
  13. Ben 48yasindayim ve kirkli yillarim en sevdiklerim oldu diyebilirim. hayallere ulasmak icin asla gec degil hayat her yasta ayri güzel.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Derya Hanım, ne güzel ne mutlu size. Bunu söyleyebilmek çok keyifli olsa gerek. Darısı bu dertli dostumuzun ve hepimizin başına diyelim. :)

      Sil
  14. 24 yaşındayım ve huncarca geziyorum kısa yaşıyorum hayatı adım adım .Ne yaş düşünüyorum ne stres yapıyorum bu hayatta.. Tavsiyelerinize katılıyorum.

    YanıtlayınSil
  15. Allah seni yaa kahkaha attım valla baştan sonaaa :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Haksız mıyım ama bunalıma gireceksek çağıralım ağıt yakıcıları, çekelim zılgıtları vuralım bağrımıza olsun bitsin. :)

      Sil
  16. Daha gençken hayatı tam yaşamaya bakayım bari. İleride keşke şunu da yapsaydım bunu da yapsaydım diye bulanılıma girmeyelim.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Yani kesinlikle katılıyorum. Vakit varken, ne yapmak istiyorsan onu yapmalısın. :)

      Sil
  17. Ah ah yaş demek yaş sendromu bu demek.Her yaşta bu tarz sendromlar var maalesef. Bu Deeptone kim? Her blogun altında bu arkadaşımız çıkıyor :) Bana daha uğramış değil

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. O Bloglar aleminin biricik Deep'i. Çok yardımseverdir. Yeni blogları tanıtır, üşenmez herkesin bloğunu dolaşır, paylaşımları okur, yorumlar. O uğrar sana ama sen de gidip ziyaret edebilirsin tabii.

      Sil
  18. zamanın büyük kısmı bloglarda geçirilebilirse,blogda yazı yazmak,blogları dolaşmak,yorum yapmak ve yorum almak gibi faaliyetler,arkadaş çevresini genişletebileceği gibi her türlü stres kaynağının yok olmasına /en azından azalmasına vesile olabilir..tabii bu bir öneri sadece..✔😊

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Evet bu arkadaşımız kitabıyla birlikte blog yazmaya da başlayabilir. Hatta kitabına ilişkin bazı bölümleri blogdan yayınlayıp, fikir alır. Güzel olur bence. Bu öneriyi de dikkate alabilir kendisi.

      Sil
  19. bende tam 40 yaşındayım..bazen ee noldu bu yaşa kadar neler yaptım diye kendime kızıyorum, bazen de yavv daha ne olacak süper geçmiş bu güne kadar diyorum...biraz bakış açısıyla ilgili sanırım. İyi ve güzel anılara odaklanmak ve günümüzde elli yaşın henüz başlangıç yaşı olduğunu bilmek lazım...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Evet kesinlikle bakış açısıyla alakalı bir durum. Dedim ya, zaten kimsenin hayatı dört dörtlük geçmedi. Ama iyi şeyler de oluyor tabii. Hani yönden bakarsan, o kısmı görürsün. Teşekkürler yorumun için.

      Sil
  20. Severek okuduğum ve listemde kayıtlı olan bloglardan birisi. Güncel yayınları merakla bekliyorum.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler güzel düşünceleriniz ve yorumunuz için. :)

      Sil
  21. Sanırım yaş ile ilgili takıntılar insanların genelinde yaşanıyor. Ben daha 30 yaşını kabul edememişken 34 oldum ☺️ İnsanın ruhu hiç yaşlanmıyor bence insan hissettiği yaştadır 🤗

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Evet hemen hemen herkes bazen böyle sorunları yaşayabiliyor. Dediğiniz gibi insan hissettiği yaştadır ve ruh hep genç kalmaya taraftar bence :)

      Sil
  22. Sevgili dertli dosta aslında yaşının 42 değil, 12 olduğunu söylesem! Psikolojide zihin yaşı 30 ile başlar. Zira 30 yaş insanın kendini tanımaya başladığı ve farkındalığının en üst düzeyde olduğu yaştır. Otuz ile birlikte hayat yeni başlar, berraklaşır; ayaklarımız en sağlam haliyle yere basmaya başlar. İnsan ömrü eskisi kadar kısa değil, aksine yaşam süresi uzadı. Dolayısıyla 50 yaş sendromu geçmişte kaldı. Hem var olan ömrümüze bir 50 yıl daha ilave edilse yine yapmak istediklerimiz eksik kalacak. Öyleyse yapılması gereken, şöyle bir silkinip üzerine yapışan ataletten kurtulmak ve yapmak istediklerine odaklanarak harekete geçmek... Sevgiler.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Evet 30 yaş dönüm noktasıdır derler. Ve çok eskiye bakıldığında salgın hastalıklar, tedavisi bulunmayan sağlık sorunları yüzünden insan ömrü çok kısa olabiliyordu. Şimdi öyle değil. Bu nedenle üzülmeye gerek yok.

      Sil
  23. bende 42 yaşındayım elimden geldiğinde istediğim gibi yaşıyorum. Eşim 44 yaşında buna benzer bir bunalıma önce 30 yaşında girdi. Hiç antreman yapmadan Niğde den Kayseri ye 9 saatte bisiklet ile geldi :)) sonra 40 yaşına geldi gene o bunalım dönemlerinde yol bisikletlerine dadandı ve şu anda aralıksız 3-4 saat bisiklet sürüyor gruplara karışıyor. Ben çok şükür o bunalımları hiç yaşamadım:)) eşi dostu onun bunun lafına baksam belki bunalımın dibine vururdum ama hiç bir zaman o ne der bu ne der demedim hayallerimin peşinden koştum elimden geldiğince de hayatımı dolu dolu yaşıyorum

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Eşiniz bunalımla başa çıkmak için ilginç bir yöntem seçmiş. Aslında böyle yöntemler insanın stresten arınmasına yardımcı olabilir. Bu arkadaşımız da böyle yapabilir belki. Sizin bunalıma girmemiş olmanız da ayrıca güzel bir durum. Çok haklısınız hayatı dolu dolu yaşamak gerek.

      Sil
  24. 40 olmama iki sene kaldı bazen bir çok şeyi yapmak için geç kaldığımı hissediyorum 30dan sonrası çok çabuk geçti ki ama

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Geç kalmış sayılmazsınız, hemen bir yerlerden başlayın bence. :)

      Sil
  25. annem bu sendromda bize neler çektiriyo anlatamam ❤️ 😂

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çektiriyor değil mi :) Fena valla hepimiz geleceğiz o yaşlara o yüzden büyük konuşmamak lazım :)

      Sil
  26. Ben de 43 üm :))) arada bunalıma girmiyor diilim ama bu yazı bana da moral oldu vallaha

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Yaa arkadaşım ben seni 20'li yaşlarda falan zannediyordum. Maşallah diyelim o zaman. Gençsin genç moralin yüksek olsun tabii :)

      Sil
  27. 30 yaş sendromunda başlıyorlar daha yaşlandık demeye aslında 50 yaş sendromu aslında sendrom degildir diye düşünüyorum 50 yaşında insanın yaşlılığını düşünmesi kadar doğal bişey yok insanın dogasında var bu herkes doguo büyüo yaslanıo tabi genc olarak burdan konuşması kolay diyebilirsiniz :))))

    YanıtlayınSil

Popüler Yazılar

Bizi Facebook'ta Takip Edin

Subscribe