Kitap Projesi 1. Bölüm 1. Parça

Haziran 28, 2019


 Merhaba arkadaşlar. Bugün kitap projemizin devamı ile karşınızdayız. Ancak başlarken ufak bir açıklama yapma gereği duydum. Çünkü daha önce sizlere hikayenin yalnızca giriş kısmını yayınlamıştık. Ve giriş kısmında konu tarihte başlamıştı. Yavuz Sultan Selim'in Mısır'ı fethi sonrası İstanbul'a dönüşü tasvir edilmiş ve aynı günün gecesinde Hafsa Sultan ile buluşmaları aktarılmıştı. Çünkü hikayemiz, tarihte Yavuz Sultan Selim dönemine dayanan bir sırrı içeriyor. Kaçıranlar bir önceki bölümü buradan okuyabilirler.
  
 Ancak daha önce de ifade ettiğim üzere hikayenin büyük bir bölümü günümüzde geçecek. Kahramanlarımız bir tarih araştırması ile geçmişteki önemli bir sırrı aydınlatmaya çalışacaklar. Zaman zaman yine flash back'ler ile tarihe döneceğiz ve kurguya dair önemli ipuçlarını yakalamaya çalışacağız. Kurgunun bu kısmında ana karakterimiz yani Tarih araştırmasının baş kahramanlarından Umay ile tanışacaksınız. Yazının başındaki tarihten de anlayacağınız üzere bu bölüm, yakın zamanların İstanbul'unda geçiyor. Herkese keyifli okumalar dilerim. 


                                                                                                                             
                                                                 1.BÖLÜM

                                                                                                                               İstanbul 2014

   Şişli’deki tarihi hastanenin kasvet dolu duvarları, son demlerindeki bir hastanın sarı çehresine gömülen fersiz gözleri gibi cansız, soğuktu… Saat gece yarısını geçeli 2 saat olmuştu. Bekleme salonundaki hastaların gözleri ağır ağır kapanırken, hastanenin koridorlarından acı bir bebek ağlaması duyuluyordu. 
  Başını kaldırıp, koridorun ilerleyen kısmına baktığında "Yeni Doğan Ünitesi" yazısını gördü. Kendi yaşındaki arkadaşlarının boyundan büyük çocukları vardı. Kendisi ise, evlenip çoluğa çocuğa karışmak şöyle dursun, rahmini saran bu dertten kurtulabilme umudu ile gecenin bu vaktinde hastane köşelerindeydi…

  MR çekim odasının kapısı her açıldığında etrafa, köhne han kapılarını andıran bir ağırlıkla, kulak tırmalayıcı bir gıcırtı yayılıyordu.  Kapı açıldığında içeriden endişeli hastaların sorduğu sorular, MR cihazından gelen rahatsız edici sesler, çekim esnasında kendilerini hummalı bir klostrofobik etki ile kötü hissedip, ellerindeki düğmeye basan hastalar ve çekim ekibi arasındaki diyaloglar duyuluyordu. Çekim görevlileri,

 -Sakin olun, derin nefes alın, çekimi şimdi durdurursak, baştan almak zorunda kalırız.
  
 Şeklinde sözler sarf ederek hastalara  telkinlerde bulunuyordu… Bu sesleri dinlerken elinde tuttuğu, az sonra çekim esnasında damarından verilecek olan ilacın şişesine bakıyordu Umay. Aynı zamanda sıkıldığını hissediyordu.

-Şu çekim bir an önce bitse de eve gitsem!
   
  Umay, bu sıkıntılı haliyle bakışlarını karşı duvara çevirdiğinde gözlerinin içi gülümsedi bir an… Hastaneyi mesken tutmuş tekir renkli bir kedi, sanki oralar ondan sorulurmuş gibi bir havayla hastanenin içine doğru hızla ilerliyordu. 
 Tıbbi atıkların toplandığı çöp kutusuna doğru yaklaştı ve oradan bekleyen hastaların onunla ilgilenmeleri üzerine, aldığı ilgiden memnun, hastaların ayaklarına sürünüp, sırnaşmaya başladı. Bu manzara karşısında kayıtsız kalamazdı Umay. Çünkü çocukluğundan beridir kedilerle arasında hep özel bir iletişim olduğunu düşünürdü. Nerede bir kedi görse, sanki Umay'ı tanırlarmış gibi yanına gelirlerdi. Umay da hep davetsiz misafirleri için çantasında biraz kedi maması taşırdı.
  Umay'ı gören kedi gözlerini ona dikmişti. Hatta ona doğru yürümeye başlamıştı bile. Umay kediyi yanına çağırınca, kedinin adımları daha da sıklaştı ve bir solukta Umay'ın oturduğu sandalyenin yanında buldu kendisini. Önüne mamalar konulunca kedinin keyfine diyecek yoktu.

  Kedi mırıldayarak mamaları yerken, Umay keyifle onu izliyordu. Bu sırada MR çekim odasının kapısı bir kez daha açıldı ve adı söylendi:

 - Umay Gündoğdu burada mı?
  Umay heyecanla ayağa kalktı.
 - Evet, buradayım.
 - İçeri buyurun lütfen
  Çekim sırası ona gelmişti...
-Nihayet!
  
 Hızlıca çekim odasına doğru yürüdü Umay. Odaya girdikten sonra dar ve kasvetli bir koridorda hemşireyle beraber yürüdü. Kendisinden önce çekimi yapılan hasta, hazırlanmış, dışarı çıkacak olmanın ferahlığını gözlerine taşıyarak, aceleyle kapıya doğru ilerlemekteydi. 
- Darısı benim başıma
  dedi içinden. Ve çekimin yapılacağı bölüme geldiler. 
  
   Gecenin o saatlerine değin çalışmaktan yorgun düşen gözleriyle hala gülümsemeye çalışan hemşire, ona üzerindeki tüm metal eşyaları çıkarmasını ve uzanmasını söylemişti. 
 Üzerinde metal bir eşya yoktu. Oldum olası takılardan nefret eder, gereksiz bulurdu. Bu haliyle türünün tek örneğiydi belki de...
  Kıyafetlerinde de metal herhangi bir aksesuar yoktu. Bu nedenle hazırlanması uzun sürmeden, MR cihazının sedyesine uzandı. 
  Genç hemşire ona elini uzatmasını söyledi. Damar yolunu açıp, ilacı vermesi gerekiyordu. Bu sırada ona ilacın canını biraz yakabileceğini, sakin olup, derin nefes almasını söyledi.   
 Umay, gergin bir ses tonuyla şunu sordu:

 -Bu ilaç herhangi bir fenalaşma hissi yaratır mı acaba? Tek başıma geldim. Bu yüzden soruyorum.  

 -Merak etmeyin, ilaç sadece rahminizdeki kitlelerin daha rahat görüntülenmesi için veriliyor. Herhangi bir fenalaşma hissi yaratmaz. Sadece kalkarken biraz başınız dönebilir. Eğer çekim esnasında korkuya kapılıp, kendinizi iyi hissetmezseniz bu düğmeye basabilirsiniz diyerek eline bir buton tutuşturdu.
  
 Düğmeye basmak mı? Tabii ki hayır! Ölecek hali yoktu ya canım. Alt tarafı bir MR çekimi. Düğmeye bassa, çekim baştan alınır ve bu ruhunu boğan bu zulümkar gece bitmek bilmezdi mazallah! 

 - Çekim esnasında en sorunsuz hastanız olmaya söz veriyorum. Hem zaten alışkınım ben buna. Son birkaç yıldır bildiğin aynı terane...
  Diyerek gülümsedi. 
  
 Hemşire Umay'ın rahat davranmasından hayli keyif almıştı. Çünkü buraya gelen hastalar genellikle aşırı endişeli olur, çekimler çok uzun sürerdi bu yüzden. 

  Hemşire çekim odasının kapısını kapatıp, çıktı. Cihaz çalışmaya başlamıştı.  Tüneli andıran bir boşluğun içerisine doğru yavaş yavaş itiliyorken, cihazdan kulak tırmalayıcı sesler yükseliyordu. 
- Bu hastanenin cihazları da amma eskidi canım! Değiştirseler ya şunları. 
 Son iki yıldır sürekli bu hastanede MR çekimine girdiğinden artık makinenin sesini özümsemişti. Ne zaman normal ne zaman anormal ses çıkardığını algılayabilecek duruma gelmişti. 
- Şaka gibi 
 dedi kendi kendine Umay. 
 - Bu halde bile dalga geçecek bir şeyler bulabiliyorum ya helal olsun. diye düşündü.

   Aslında makineden yükselen bu gürültüler, içinden yükselen seslerden daha güçlü değildi. Beyninin içindeki ses, ona hayatını sorgulamasını söylüyordu. 38 yaşındaydı. Ve yaşamında yolunda giden pek de fazla şey yoktu sanki.
 İnsanlarla pek haşır neşir olmayı istemezdi. Çok az sayıda dostu vardı. Ve  ona göre hayatın anlamı yalnızlık ve sessizlikti. Çünkü ne zaman hayatı çok kalabalık olsa mutlaka başına bir dert geliyordu. İnsanlar kötü ve riyakardı. Bu yüzden onlardan uzak kalmakta yarar vardı... 

  Kitap projesi Dert Anası'nın noter onaylı çalışmasıdır. Bölümlerin herhangi bir yerde izinsiz yayınlanması, kopyalanması, paylaşılması gibi durumlarda hukuki süreç başlatılacaktır. 

  Dertli dostum’u şu hesaplardan takip edebilirsiniz: Facebook - Twitter - Instagram

Benzer İçerikler

46 yorum

  1. Emeğinize sağlık . Dil iyi . Ama açıkçası içimden keşke o dönemde devam etseydi diye geçti ve bunu 2. Ayrı bir proje olarak sunmanız sanki daha iyi olurdu . Neden çünkü klasik türk filmleri gibi olacak hissi veriyor bana . Umarım beni yanıltırsınız .
    Ayrı bir hikaye olarak değerlendirsek beğendim . 👍

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu kullandığım tekniğe edebiyatta "geri dönüş tekniği" adı verilir. Yazar olayları kronolojik sırayla anlatırken anlık olarak geçmişe döner. Ve günümüzde geçen olay hakkında geçmişten bazı fikirler almayı sağlar. Benim kullandığım bu teknik "çözümleyici geriye dönüş tekniği"dir. Siz şimdi konu direk biçimde tarihte başlayınca tam olarak anlayamadınız ama konu ilerledikçe anlayacaksınız. Bu modern ve postmodern edebiyat akımlarının popüler bir roman tekniğidir. Beğeneceğinizi umarım.

      Sil
  2. Hikayenin kurgusu, anlatım yani üslup açık ve anlaşılır. Doğrusu ben beğendim. Profesyonel bir anlatımı var. Tebrikler Gülhan Hanım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim Fatih Bey. Beğenmenize çok sevindim. Sizlerden olumlu yorumlar almak güzel.

      Sil
  3. Tarihi sırları aralayan bir yolculuk güzel olacaktır. Üslup ve anlatım da çok güzel :) Emeğinize sağlık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Beğeneceğinizi umut ediyorum. Güzel yorumlar almak gerçekten beni çok mutlu ediyor. Teşekkürler.

      Sil
  4. anlatımı ben de sevdim. Sıkılmadan okudum ellerine sağlık canım

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim Lerzan Hanım. Beğenmiş olmanız beni sevindirdi.

      Sil
  5. Tebrik ederim Gülhan Hanım, okurken izlemiş gibi oldum yazdıklarınızı

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Esra Hanım çok teşekkürler. Beğendiyseniz ne mutlu bana. Sevgiler...

      Sil
  6. Gulhan hanim cok begendim ozellikle anlatim samimi ve içine çekiyor. Geçişler de güzel ������ tam gaz devam . Geri dönüş tekniği etkili olmuş ������

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ahu Hanım merhaba. Bir edebiyat öğretmeninden bu güzel sözleri duymak beni çok keyiflendirdi. Konu tarihten başladı ve birden günümüze dönünce okuyucularımız şaşırdı tabii biraz ama konu ilerledikçe daha net anlaşılacak. Çok teşekkür ederim güzel yorumunuz için. Sevgiyle kalın.

      Sil
  7. Akıcı bir üslup vardı ve bir solukta sona geldim. Bir tık daha uzatabilirsiniz bölüm yazılarınızı bence. Umay ile tanışmak güzeldi. Acaba mr makinesinin içinde bişey mi olacak? Bakalım, bekleyeceğiz artık:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Siz öyle diyorsanız tabii ki seve seve uzatırız. Okuyucularımız sıkılmasınlar diye az az yayınlıyoruz. Ama beğenmenize gerçekten çok seviniyorum. MR makinesinin içinde bir şey olabilir belki ama olmayabilir de :)Çok teşekkür ederim yorumunuz için. Sevgiler.

      Sil
  8. Dil akıcı ve sarıp sarmalıyor. Anlatım tarzınızı sevdim ben. Sırrı da merak ettim şimdi. Resmen arkası yarın konseptinde gelecek bölümü bekliyorum. Bir telif hakkı jandarması olarak ise aman Gülhan Hanımcım diyorum; tamamını yayınlamayın veya anlatımda oynamalar yapın. Eseri de noterde tasdikletmeyi lütfen atlamayın. Tarihsel konular piyasada çok iş yapıyor malum. Dizileştirilebilir de bu projeniz ileride. Şimdiden esere dair her şeyiniz kayıtlı kuyutlu olsun derim. Merak içinde takipteyim.
    Sevgilerimle

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Aslı Hanımcığım. Evet büyük bir sır var Yavuz Sultan Selim dönemiyle ilgili. Şimdilik bu kadar söyleyeyim. :) ilerledikçe anlayacaksınız sizler de. Evet çok haklısınız. Notere tasdik ettirmek gerek. Ama noter çok çılgınca bir rakam istemişti benden tasdik için. Ben de vazgeçmiştim. Bazı kısımlarını değiştiriyorum yayınlarken zaten. İleride dizileştirilse veya film olsa çok isterim gerçekten. Umarım bunu başarabiliriz. Çok teşekkür ederim değerli yorumunuz için. Sevgiyle kalın.

      Sil
  9. O kadar güzel yazmışsın ki kendimi bir an hikayenin içinde Umay’ın yanındaki diğer sandalyede otururken buldum. Anlatımın ve kullandığın sadelik için seni tebrik ediyorum Gülhan’cım. Gerçekten çok beğendim anlatımını. Bakalım mr dan çıkan Umay’ın hikayesi bizi nerelere götürecek .

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Seyhancıımm beğenmene çok sevindim canım benim.:) Ne mutlu Umay'ın yanındaki sandalyede hissettirebildiysem seni. :) Umay'ın sırrı oldukça derin. Bu kurguda Aso'cuğumun da katkıları çok büyük. Ben yazıyorum ama bir yere gelip tıkandığımda hep Aso güzel fikirler veriyor bana. Bir gün kitap haline gelirse bu çalışma Aso'ya geniş bir teşekkür kısmı olacak. Ve tabii o zaman destekleyen sizlerin de isimlerine yer vermeyi düşünüyorum. Çok teşekkür ederim canım benim. Sevgiler.

      Sil
  10. Umay hayattı biraz daha zor yaşıyor galiba, bakalım ilerleyen zamanlarda neler yaşayacak, paylaşımınız için teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet Umay'ın hayatı biraz zor. Ama o zorluklar onu bir yere götürecek. O kadar spolier vereyim şimdilik. :)

      Sil
  11. hımmm şimdiii yaniii yavuz döneminden bugüne geldik de mi. umay kahramanımız. bu üçüncü bölüm oluyo tabi de mi. üçüncü bölümde bugğüne geldik. demek ki biraz bugün biraz yavuz zamanı olcek. ikisini bağlayan bir sır olcak demiii :) bu bölümde parça diyo başlıkta. hımms :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Deep'çiim bu 3. bölüm olmuyor aslında. Bölümler uzun her bölümü ikiye veya üçe bölerek vermek durumundayım. İlk yayınladıklarımız giriş bölümüydü. Girizgah gibi düşün yani. Daha asıl konuya girmedi orada. Ama tabii yayınlanan şeyin konuyla direk alakası vardı. Yavuz döneminde geçen bir olay şimdi bir tarih araştırmasına konu olacak. Şimdi asıl konuya girmeye başlıyoruz. İki veya üç bölümde bir tarihe gidecek yine. Yavuz olacak yani illa ki onsuz olmaz çünkü. :) O başlıkları aslında biz kendimiz sırayı şaşırmayalım diye atıyoruz. Taslakta hazırlıyoruz duruyor öyle sonra yayınlıyoruz.Yayınlarken karışıklık olmasın diye yani. Evet tabiisi iki dönemi bağlayan bir sır var. Konu biraz ilerlesin bak göreceksin tarihle nasıl bağlantılı olduğu flash back'lerin mahiyetini falan. Şimdi daha çok yeni bir de ara vererek yayınlıyoruz. Ondan anlaşılmamış olabilir. :) Ne düşündün Umay hakkında onu de bakalım hele :)

      Sil
    2. şimdilik sempatik biri. sessiz yalnız. tam bir kahraman adayı. istemeden de olsa kahraman olcak gibi. bişileri karıştırcak, insanları rahatsız edecek :)

      Sil
    3. Eveet kahraman adayı o henüz. Bugün İskender'in vefatı için bir şeyler yazma ihtiyacı duydum. Yoksa diğer bölümü yayınlayacaktım. Konu ilerledikçe Umay daha net anlaşılacak tabii.

      Sil
  12. Bloğunuzu yeni keşfettim, takibe aldım. Paylaşımlarınızın devamını dilerim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederiz. Ben de sizin bloğunuzu takibe kaldım. Hoş geldiniz aramıza.

      Sil
  13. Hi. I have no a gmail account. So I couldnt use my gmail profile. But I am Simon. I am interested about egyptian mythology. This picture caught my attention. İs that writing about egyptian mythology. And is that a story or an article about history. Can You explain that please. I used translate but I understand nothing. Thanks.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hi Simon. You guessed right. You know that İt's Bastet. And This is a story about Egyptian mythology and Ottoman History. Actually this is a part of a novel writed by me. Thanks for your comment.

      Sil
  14. Ahmet Ümit kitaplarında flashback tekniğini çok kullanır. Bu zaman zaman konsantrasyonu alt üst etse de aslında benim çok sevdiğim bir tekniktir. Siz de bence bu geçişi çok profesyonel bir şekilde sağladınız ve devamının da aynı profesyonellikle ilerleyeceğine inanıyorum...

    Kaleminize, yüreğinize sağlık. Sevgilerimle :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Flash back tekniğini ben de severim. Birçok yazar bunu başarıyla kullanıyor günümüzde. Beğenmenize çok sevindim. Teşekkürler yorumunuz için.

      Sil
  15. Kaç gündür sayfa telefonumda açık yeni okuyabildim. Bu ara yoğun günler yaşıyoruz. Bu bölümü çok beğendim ve devamını merak ettim ki okur olarak benim için önemli bir konu okuduğunun devamını merak etmek. Bence bölüm uzunluğu iyi. Rahatça okunuyor. Yazım dili de akıcı. Sevgiler 😊

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim Derya Hanım. Bölüm uzunluğu aslında bana göre de iyi gibi geliyor. Çünkü daha uzunu sıkıcı olabilir. Sizlerden olumlu yorumlar almak çok güzel. Devamını en kısa zamanda yayınlayacağım. Bakalım neler olacak. 😊

      Sil
  16. Umay karakterini sevdim, bakalım Yavuz ile nasıl bir bağlantı olacak merakla bekliyorum bu arada ben de senaryomda geriye dönüş (flashback) çokça kullanmıştım ve bu tekniği çok seviyorum. Günümüzde sinemada ve dizilerde de sık kullanılıyor :) Bir de ben kitabın adını çok merak ettim :) Bölüm uzunluğu bence de gayet iyi,bu şekilde paylaşmakla çok iyi düşünmüşsün yani parça parça olarak, öbür türlü uzunluğundan gözümüz korkabilir ve okuyamayabilirdik şimdi rahatlıkla okunuyor, akıcı ve güzel eline emeğine sağlık çok beğendim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Beğenmenize çok sevindim. Kitabın adı hakkında bir hayli kararsızım. Kitap dosyası bilgisayarımda Lady Bastet adıyla kayıtlı. Bastetin Mabedi fikri de vardı onu da diğer bloğa verdik. Dolayısıyla henüz kesin kararlaştırılmış bir adı yok. Ama isminde mutlaka Bastet olacak. Çünkü Mısır mitolojisiyle bağlantılı bir sır söz konusu. Ve tabii bu durum Yavuz Sultan Selim'le de alakalı olacak. Şimdilik bu kadar spoiler vereyim. Yetsin değil mi ama 😊 Evet bölümler çok uzun olsun istemiyorum ben de. Bu şekilde okunması daha kolay oluyor. Bu arada sizin senaryonuzu da okumayı isteriz tabii. Teşekkür ederim yorumunuz için.

      Sil
  17. Çok beğendim Gülhan kızım. Çok akıcı bir anlatımın var. Zevkle okudum ve takip edeceğim. Başarı dileklerimle kolay gelsin canım. Sevgilerimle :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ece Hanım çook teşekkür ederim. Sizden bu olumlu yorumları almak ne kadar güzel. Teşekkürler ilginiz ve yorumunuz için. Sevgiyle kalın. 😊

      Sil
  18. harika bir hikaye yazılmış akıcı ve dikkat çekici takipteyim teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Beğenmenize çok sevindim Ersin Bey. Ben de sizi takipteyim. Teşekkürler.

      Sil
  19. Anlatımı çok güzel olmuş. Hoşuma gitti devamını da bekliyoruz serinin :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Seriyi haftada bir kez olmak üzere yayınlıyoruz. Beğenmenize çok sevindim. Teşekkürler.

      Sil
  20. Kurgu başaralı devamını sabırsızlıkla bekliyoruz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Devamını birkaç gün içinde yayınlayacağım. Haftada bir kez olmak üzere bu çalışmamızı yayınlıyoruz. Teşekkürler beğenmenize sevindim.

      Sil
  21. Gerçekten bir solukta okudum Çok güzel ve akıcı olmuş.. Hemen gidiyorum ikinci bölüme bakalım neler bekliyor Umayı ..Emeğine sağlık canım benim sevgiler ...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Canım benim bir de bunun giriş bölümü var. Tarihteki bir sahneyle başlıyor. Tarihteki olay günümüze bağlanacak. Başlamışken Onu da oku istersen. Beğenmene çok sevindim. Teşekkürler cancazım.

      Sil

Popüler Yazılar

Bizi Facebook'ta Takip Edin

Subscribe