Kitap Projesi 1. Bölüm 2. Parça

Temmuz 06, 2019


      

  Umay, oldum olası yalnız kalmayı seven bir tipti. Hatta kimilerine göre içine kapanıktı. Ama o, kendisini öyle tanımlamazdı hiçbir zaman. Gerektiğinde kendisini rahat ifade eder, düşüncelerini dile getirmekten de hiç çekinmezdi. Bu nedenle de çevresinde "Doğrucu" olarak bilinirdi. Ancak insanlar her zaman doğruları duymaktan hoşlanmadıkları için, Umay'ın çevresinde kalmayı çok istedikleri söylenemezdi. Zaten Umay'ın da umurunda değildi bu. O, kendi kendisiyle mutlu olmayı bilirdi. Yalnızca birkaç yakın dostunun dışında pek bir çevresinin olduğu söylenemezdi.

 Çok kitap okur ve hemen her konu hakkında az çok bilgi sahibi olmaya çalışırdı Umay. Gereksiz bilgi yoktu onun için. Hatta ilgisini çeken her bilgiyi not ettiği, küçük not defterleri vardı. Hayatının özetiydi o defterler adeta…  

  Eski yazıları okuyabilme yetisine sahipti. Bu sayede para kazanıyordu. Bugüne dek pek çok tarihi ve edebi araştırmada görev almış, yazılan kitapların iç kapağında çalışma ekibi kısmında adı geçmişti.  Bu çok afili bir durum değildi kendisi için. Zaten araştırma kitaplarının çok değerinin olmadığı bir dönemde bu kitapları alıp okuyanlar da birkaç kişiydi. Ve bu kişiler de kitabın iç kapağındaki araştırma ekibinin isimlerini incelemiyordu büyük ihtimalle… 
 Ancak Umay'ın amacı kitap kapaklarındaki adıyla övünmek olmadı hiçbir zaman. Çünkü eski yazıları okuyabilmenin gizemi ve keyfi yeterliydi onun için.  Yüzyıllar öncesinden tarihe düşülen notlar ve bugün arasında bir köprü olarak görürdü kendisini…
     
  Umay'ın fena sayılmayacak bir yaşamı vardı. İyi kötü geçinip gidiyor, yaptığı işlerle mutlu oluyordu. Ama son zamanlarda hayatı altüst olmuştu. Son iki yıldır yaşadığı bu rahatsızlık ve çektiği ağrılar bir işe girip adamakıllı çalışmasını engelliyordu. 
 Rahminde bundan 2 yıl önce tespit edilen kitleler, ona yaşamı dar ediyordu adeta. Kitleler kötü huylu değildi. Ama giderek çoğalıyor, büyüyorlardı. Tabii ona yaşamı zehir etmeyi de başarıyorlardı. Bazı zamanlarda korkunç ağrılar çeker, soluğu hastanede alırdı. Hatta son zamanlarda bu, her birkaç akşamda bir yaşanmaya başlamıştı. Artık hastanenin acil servisinde hizmet veren doktor ve hemşirelerle neredeyse ahbap olacak kadar sık görüşür hale gelmişti. Ayın en az 15- 20 gününde bu ağrılarla mücadele etmek zorunda kalıyordu. Kitleler artık çok büyümüştü. Ameliyat olmasının şart olduğunu söylüyordu doktorlar. 

  Bu, onlarda aileden gelen genetik bir sorundu. Ailesindeki kadınların hemen hepsi, belli bir yaş ortalamasına geldiğinde mutlaka "Histerektomi" adı verilen rahim ameliyatını olurlardı. Bu ameliyatla rahim ve yumurtalıkların alınması, hastalığın tek çözümüydü. Fakat Umay henüz 38 yaşındaydı. Bu ameliyatın çok erken olduğunu düşünüyordu kendisi için. Ve ameliyat, planları arasında şimdilik olmayan bir şeydi.

  İki yıldır bu azabı çekmeyebilir ve ameliyat olabilirdi tabii. Aslında bir çocuk sahibi olmayı falan da istediği söylenemezdi. Yani rahminin alınması, 38 yaşında menopoza girmesi, onu asıl etkileyen şey değildi. Ancak işin aslı, ameliyattan çok korkuyordu. 
 Çocukken geçirdiği bir bademcik ameliyatı, onun psikolojisini alt üst etmişti. Ameliyatı geçirdiği ameliyathanede, muhtemelen akciğer veya gırtlak kanseri olan bir adam kendisinden önce ameliyat edilmişti. 5 yaşındaki Umay, boyu yetmediği için hasta bakıcı tarafından kaldırıldığı sedyenin üzerinde oturup, birazdan doktorların gelip kendisine anestezi vermesini bekliyordu. Duruşuyla kendisinden ve yaşından beklenmeyen bir vakurluk içindeydi o anda. 
  Karşısındaki sedyede ise, bir deri bir kemik kalmış bir adam yatıyordu. Ameliyatı bitmiş, ameliyathaneden çıkarılmak üzereydi. Adamın boğazına bir delik açılmıştı. O delikten geçirilen bir hortum, adamın nefes almasını sağlıyordu. Bu, henüz 5 yaşındaki bir çocuk için ciddi travmalar yaratan bir görüntüydü ki, öyle de oldu zaten. Umay, ne zaman ameliyat, hastane, doktor gibi konular olsa, muhtemelen şimdilerde çoktan ölmüş olan o adamı hatırlıyordu. Ameliyatlar onun için bir korku nedeniydi. 
  
  Bu korkunun dışında son derece inatçı biriydi Umay…  Aldığı kararlar yanlış olsa bile kendiyle dahi inatlaşır ve kararından dönmezdi. Ameliyat olmayacaktı… Fakat iki hafta önce artık iyice şiddetlenen aşırı ağrılar, ona işin ciddiyetini hatırlatmaya başlamıştı. Kendisinden alınan kan tahlilinde değerler yüksek çıkınca doktor kanser tehlikesinden bahsetmişti ona. Evet bu kitleler şimdilik zararsız olabilirdi. Ama orada durmaya devam ederlerse, ileride kötü sonuçlara dönüşebilirlerdi. 
  Bu sebeple bu ameliyatı artık olmak zorundaydı. Fakat nasıl? Umay, bu hastalık yüzünden çalışamadığı için tam üç aydır evinin kirasını ödeyememişti. İnternet üzerinden yaptığı ufak tefek editörlük ve çevirmenlik işleri de yeterli bir gelir sağlamıyor, kazandığı para ile sadece gününü geçirebiliyordu. 
 Kirayı ödeyemediği için ev sahibi onu kapının önüne koymak üzereydi. Geçen hafta doğal gaz, faturasını ödeyemediği için kesilmişti. Bu hafta da elektrikler kesilirse… Artık bir iş bulup çalışması gerekiyordu…

 -Bari şu ağrılarımı kesecek bir şeyler yapsalar ve bir süre daha böyle idare edebilsem

  Diye düşünürken, MR çekim odasının kapısı açılmış ve asistan ona çekimin bittiğini söylemek için gelmişti.  Damarına takılı iğneyi çekip, kanama yapmaması için sargı bezini bandajlarken

 -Geçmiş olsun, kalkarken dikkatli olun başınız dönebilir dedi.
 Yavaşça kalktı Umay. Hafif bir baş dönmesinin yanı sıra, garip bir huzur hissetmeye başlamıştı. Verilen ilaç içine bir iyilik hissi doldurmuştu adeta. Hoş hemşire ilacın yalnızca kitlelerin görüntülenmesi amacını taşıdığını söylemişti. Belki de bu his, tamamen psikolojik olarak gelmişti üzerine. Belki bu kez MR çekiminden sonra daha iyi sonuçlar alacaktı. Belki doktor ona 
-Artık ameliyat olmak zorunda değilsin
 diyecekti. Mucizeler! Neden olmasın...
 Umay çekimden sonra üzerine çeki düzen verdi. Hızlıca hazırlandı.  Nazikçe teşekkür ederek, odadan çıktı. Bekleme salonundaki diğer hastalara

 -Geçmiş olsun!
 diyerek hızlıca yürüdü…
  
 Hastanenin kasvetli koridorlarından çıkış kapısına doğru yürürken, tekir kedi ile tekrar karşılaştı. Kedi, mamalarını yemiş, muhtemelen hemşirelerin kapı önüne onun için koydukları plastik su kabından su içmişti. Şimdi de patilerini yalayıp, ağzını ve yüzünü temizlemeye uğraşıyordu. Umay'ı gören kedi gözlerini ona doğru çevirdi. Az önce verdiği mama için sanki teşekkür edercesine gözlerine bakıyordu. Usulca,

-İyi geceler kedicik

 dedi Umay. Ve kedi hummalı bir çalışmayla yüzünü, patilerini temizlemeye devam ederken hastaneden çıktı. 

  Hava soğuk değildi. İnceden bir nisan yağmuru çiseliyordu.  Küçük damlalar alnına düşerken, bu hafif baş dönmesinin aslında hiç rahatsız edici olmadığına karar verdi.  Saate baktı, gece dörde çeyrek vardı. Havayı içine çekti ve yüzündeki manasız gülümseme ile hastanenin çıkış kapısına vardı. Bir taksi bakıyordu etraftan. Ve burada yağmurlu havalarda her zaman olduğu üzere taksi bulmak pek mümkün görünmüyordu. Yürüyerek ana caddeye çıkmaktan başka çare yoktu sanki. 

  Ağır adımlarla ana caddeye ilerledi. Ve Caddenin kenarında durdu. Görünürde taksi yoktu. Gözleri hemen karşı kaldırıma doğru kaydı. Orada uzun boyu ve sapsarı saçları ile yürüyen biriyle  ile göz göze geldi. Dikkatli baktığında onun bir travesti olduğunu anlaması gecikmedi. Geniş omuzları, iri kemikleri, uzun bacakları vardı. Uzun sarı saçlarının peruk olduğu çok belliydi. Parfümünün kokusu ise, neredeyse karşı kaldırıma kadar geliyordu. Umay bu parfümün kokusunu aldığında hiç de fena kokmadığı kanaatine vardı. Giydiği 15 pontluk yüksek topuklu stilettolarla kaldırımın kenarında volta atıyordu bu gizemli kişi.  Topuklarının sesi, gündüzleri iğne atsan yere düşmeyecek kalabalıkta olan bu caddenin terk edilmiş sessizliğinde yankılanıyordu. 

  Maviydi gözleri ve sevgisizliğin, dışlanmanın, hayat kavgasında ayakta kalabilmenin tek yolunu bu kaldırımlarda aramanın verdiği hüzün, acı vardı o gözlerde. Bu hüznü fark edebilmek için biraz empati yapmak yeterliydi aslında. Umay, onun hüznünü yüreğinde hissetti sanki o an. Ve kendisine bakarak, samimi bir şekilde gülümseyip, selamlama ihtiyacını hissetti. 
 Umay, travestinin yüzüne baktı. Gülümsedi, başını eğerek sessizce selamladı onu. Travesti şaşırmıştı. Önce ona, sanki işini elinden almak isteyen, buralara yeni düşen bir çaylak muamelesi yapıp, sertçe baktı. Ama Umay'ın hali tavrı ona durumun hiç de böyle olmadığını fark ettirdi. Sonra o da gülümsedi ona. Başını öne eğerek o da Umay'ı sessizce selamladı. Travestinin hüzünlü mavi gözlerinin bir anda aydınlandığına tanıklık etti Umay.

  Travestiyle yaşadıkları bu sessiz iletişim Umay'a taksi beklediğini unutturmuştu. Nerdeyse önünden hızla geçmekte olan taksiyi durduramayacaktı. Ani bir hareketle elini kaldırıp, taksiye işaret etti. Neyse ki taksi durdu ve Umay binebildi. 
 Yağmur hızlanmış ve başının dönmesi daha da artmıştı.  Taksiye kadar ağır ağır yürüdü ve sendelenerek arabanın kapısını açıp, arka koltuğa oturduğunda sadece

 -Kurtuluş Caddesi’ne diyebildi.

  Taksi ilerlerken Umay arka camdan dışarı baktı. Travesti mağrur adımlarla caddede volta atmaya devam ediyordu. 

  Zihninde MR cihazının gürültüleri, tekir kedinin mutlu mırıltısı, kaldırımdaki topuk sesleri birbirine girmişti. Kısa bir süre sonra eve gelmişti. Üzerini bile değiştirmeye takati kalmamıştı.  Dışarıda şiddetlenen yağmur, camlara vururken çoktan uyumuştu…

 Dert Anasının Notu: Kitap projemizin geçen haftaki yayınında gelen yorumlarda bloğumuzun ilk gününden bu yana yorumları ve destekleriyle bize katkıda bulunan sevgili Shoepera Yani Aslı Hanım, bana kitabı noterde onaylatmam gerektiğini hatırlatmıştı. Çok haklı bir hatırlatmaydı bu. Ve bu hafta kendisini dinleyerek, bu projemi notere onaylattım. Artık kitap projemiz güvencede. Aslı Hanım'a bu uyarısından dolayı çok teşekkür ederim. Sevgiyle kalın dostlar. 
  Bu arada kitap projemizin bir önceki bölümünü kaçıran okuyucularımız bölümü buradan okuyabilirler. 

   Kitap projesi Dert Anası'nın noter onaylı çalışmasıdır. Bölümlerin herhangi bir yerde izinsiz yayınlanması, kopyalanması, paylaşılması gibi durumlarda hukuki süreç başlatılacaktır. 

  Dertli dostum’u şu hesaplardan takip edebilirsiniz: Facebook - Twitter - Instagram

Benzer İçerikler

36 yorum

  1. Aslı Hanım'ın uyarısına kulak vermeniz gerçekten çok iyi olmuş, zira diğer türlü bu emek ziyan olabilirdi. Ee artık noter onaylı bir kitabınız var �� Resmiyetin ilk adımı. O halde şimdiden hayırlı olsun diyelim ��
    ...
    Kitap projesi gayet iyi ilerliyor ama bu kadarının bana yetmediğini de itiraf edeyim. Sonrasını merak ediyor insan haliyle ��
    Yüreğinize sağlık..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bugün biraz uzun yayınlamak zorunda kaldım. Çünkü bu, 1. bölüm sonu. Artık 2. bölüme geçeceğiz ve olay başlayacak. Bu nedenle bunu da ikiye bölemedim. Bu seferlik böyle oldu. İlginizi çekmesine ve daha fazlasını okumak istemenize çok seviniyorum. Ama bilirsiniz çok uzun yayınlar genelde zor okunur. O yüzden dengeyi sağlamaya çalışıyorum. Teşekkürler ilginiz ve yorumunuz için.

      Sil
    2. Siz bana gönderin geri kalanını, hemencecik okur bitiririm. Söz kimseye anlatmam, aramızda ;) Umay karakteri ile ilgili beni şaşırtan (!) bir bölümdü. Bu yüzden merakım iyice arttı.
      ...
      Olsun, böyle de güzel. Bir sonraki bölümü merakla bekleyeceğim :)

      Sil
    3. Olmazz Dert Anası kimseyi kayırmazz.:) Herkesle birlikte okunacak te o kadar :) :) Şaka bir yana gerçekten merak uyandırmış olmasına çok sevindim. Umarım devamını da beğenirsiniz. :)

      Sil
  2. Çookk sevindim noter onayını almanıza. Malum ülkemizde fikir ve sanat eserlerinde bu noter onayı olmayınca birtakım aklıevveller efendim ben esinlendim diyerek kitapları, filmleri, senaryoları, şiirleri çalıveriyorlar.
    Şimdi artık güven içinde bölümleri paylaşabilirsiniz.
    Ben açıkçası çok sevdim hem kurguyu hem anlatımınızı.
    Merak ettirmede, sürükleyici yazmada çok iyisiniz.

    İmza Günleri'nizde ben ilk sıralarda olacağım inşallah:)
    Emeklerinize, yeteneğinize sağlık.

    Sevgilerimle

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet Aslı Hanım'cığım aldık. Siz de ön ayak oldunuz buna. Bu aslında aklımdaydı ne kadar zamandır. Fırsat olmamıştı. Artık onaylı bir kitabımız var. Beğenmiş olmanıza çok seviniyorum. Sizden bunları duymak çok güzel gerçekten de. Maalesef bizde çalma durumu çok fazla. Genel olarak bir şeyler üretilemediği için üretenlerin eserlerini çalıp, kenarını kıyısını değiştirip yayınlamak çok yaygınlaştı. İlerleyen zamanlarda kitap olarak bastırmayı zaten düşünüyorum. Eğer imza günü düzenlersek bir yanımda Aso bir yanımda siz olun lütfen. :) Çok teşekkür ederim ilginize ve güzel yorumunuza. Sevgiyle kalın.

      Sil
  3. Kitabını onaylatmana çok sevindim Gülhan’cım. Malum ortalıkta o kadar art niyetli boş beleş hayat süren başkalarının üzerinden nemalanan kimsecikler var ki.
    Umay’ın hikayesinin yeni bölümünü dört gözle bekliyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet Seyhan'cım onaylattım. Aynen dediğin gibi boş beleş ömür tüketenler çok. Ne olur ne olmaz. Bundan sonra Umay'ın hikayesinde asıl konuya yavaştan başlayacağız. Umarım devamını da seversin. Teşekkür ederim yorumun için :) :)

      Sil
  4. Umay karakteri çok farklı; adete geçmiş ve modern zamanın bir bileşimi gibi. Hikaye gün geçtikçe daha gizemli hale gelmeye başladı. Çok teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Umay gerçekten farklı bir karakter Fatih Bey. Hikaye henüz yam olarak başlamadı ama sizlerden bu olumlu yorumları almak beni çok mutlu ediyor. Teşekkürler desteğiniz ve yorumunuz için.

      Sil
  5. noter iyi olmuş, doğru, bücürük ve ben müjde ablaya da demiştim, sana demek de aklıma gelirdi, neyseki uyarmışlar zaten :) umay güçlü bir karakter olarak giderken üzdü yaa, hastalık da girdi araya, bakalım bu ileride neler getirecek ona bir yandan :) şimdilik fırtına öncesi sessizlik gibi. bu arada o taraflarda travesti çok evet. bi tane vardı hatta, onu harbiyede taksiye alıp sonra öldürdüler. her gün görürdüm yolda. kendi halinde güzel ve kibardı. hande kader. sonra bir gün yok olduydu.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Deep'çim evet noter iyi oldu. Artık rahatlıkla yayınlayabilirim hikayenin tamamını. Kapı gibi noter tasdiki var elimde. :) Umay evet güçlü bir karakter ama diğer yandan yalnız ve ilerleyen bölümlerde geçmişinde yaşadığı travmalar daha net ortaya çıkacak. Hatalık konusu ve özellikle kadın hastalığı geçirmesinin de bir sebebi var. Her şey ilerleyen kısımlarda daha net anlaşılacak. Beğeniyorsan gerçekten çok sevinirim Deep'çim. Sen bu konuda deneyimlisin. Yorumların gerçekten yol gösterecek bana. Travesti konusuna gelince evet homofobik bir toplumuz maalesef. Ve travestiyi orada tasvir etmemin sebebi, aslında bu konulara dikkat çekmekti. Ben de oralarda oturdum daha önce demiştim sana. Evet o bölgelerde travestiler var. Esinlenmemin sebebi de bu zaten. Sanki ben duydum Hande Kader ismini. Maalesef çok acımasız yaratıklar yaşıyor aramızda. Elini kolunu sallaya sallaya sırf cinsel tercihinden ötürü adam öldürülebiliyor bu memlekette. Daha ağır cezalar gelmeli cinayet suçuna bence. Ne çok yazdım Deep'çim. Başın şişti değil mi :) Aslında biz seninle bir araya gelsek ne çok muhabbet konusu çıkabilir. Bir gün blogger buluşması yapalım bence. :)

      Sil
  6. Çok akıcı ilerliyor, merak uyandırıyor. Yüreğine sağlık canım 👍👏🌷🤚

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Beğendiysen ne mutlu bana canımcım. Çook teşekkür ederim. :)

      Sil
  7. Bende yavaş yavaş sindirerek okudum.Gayet güzel beğendim.Özellikle bademcik ameliyatı bölümündeki duygu durumu başarılı şekilde yansıtılmış.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumlarınız gerçekten bana motivasyon kaynağı oluyor. Sizlerden bu olumlu tepkileri almak beni çok mutlu ediyor. Beğendiyseniz ne mutlu bana. Çok teşekkür ederim yorumunuz ve desteğiniz için. :)

      Sil
  8. umayın hayatını okuyunca gerçekten duygulanmamak elde değil ve çok başarılı bir kitap projesi olmuş. aynı zamanda noterden onaylatmış olmanıza ayrıca sevindim, hayırlı ugurlu olsun. başarılarınızın ve hikayelerinizin devamını diliyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Beğenmenize çok sevindim. Evet noterden onaylattık. Ve artık içimiz rahat. Çok teşekkür ederim güzel dilekleriniz ve desteğiniz için.

      Sil
  9. başarılarınızın devamını diliyorum yapınca kafa yorunca az yetenek olunca ortaya çıkan bir eser oluyor her konuda inşallah kitabınıda görmek nasip olur emeklerinize sağlık .

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kitabı bastırmayı ilerleyen zamanlarda düşünüyorum Engin Bey. Burada sizlerden olumlu yorumlar alıyor olmak çok güzel. Çok teşekkür ederim güzel dilekleriniz ve yorumunuz için.

      Sil
  10. Uzun olması bana uyar:) Çünkü makale değil bu, akıyor yani...Kana kana içmek istiyor insan. Umay karakteriyle yavaş yavaş bütünleşmeye başladık, bakalım gelecek bölümde neler olacak.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Uzun yayınladığım için biraz tedirgin olmuştum. Sıkıcı olmasını hiç istemem. Bu bölümü Zzaten kesemezdim. Çünkü bölüm sonuydu. Ama böyle düşünmenize çok sevindim. Geçen paylaşımda da söylemiştiniz zaten biraz daha uzun yayınlansa diye. Beğenmenize çok sevindim. Bundan sonraki bölümde yavaş yavaş ana konuya başlıyoruz. Çok teşekkür ederim güzel yorumunuz için.

      Sil
  11. Okumaya başlamadan önce noter işini düşünmüştüm ben de sonunda onaylattıgınızı görünce çok sevindim, çok sürükleyici çok başarılı

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet noter onayımız var artık Esra Hanım. Beğendiyseniz ne mutlu bana. Çok teşekkürler.

      Sil
  12. Devamını bekliyoruz hikayelerin...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Devamı haftada bir kez olmak üzere her hafta yayınlanacak Ersin Bey. Teşekkürler.

      Sil
  13. yaaa neden bitti ki :(( sabırsızlıkla devamını bekliyorum taksici hastaneye mi götürecek Umayı yoksa Umay uyuyup uyanınca her şeyin rüya olduğunu mu anlayacak

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Lerzan Hanım, Umay bir önceki bölümde hastanedeydi. MR çekimine gitmişti. Bu bölümde eve dönüyor. Bundan sonraki kısımlarda asıl konuya gireceğiz. Bu arada hatırlatmış oldunuz bana. Ben bölüm sonuna bir önceki bölümü eklemeyi unutmuştum. Hemen ekleyeyim şimdi. Böylelikle önceki bölümleri kaçıran okuyucularımız okuyabilirler. Çok teşekkür ederim beğenmenize çok sevindim. Devamı bu hafta yayınlanacak. Sevgiler...

      Sil
  14. Ciddi ciddi yürüyor kitap projesi Gülhan hanım. Çok takdir ediyorum sizi. Hikayeleriniz akıcı, sürüklüyor, merak uyandırıyor, ve gerçekten sıkmıyor. Karakterler, mekan, zaman ve kahraman birbirleri ile kopuk olmaması hikayeye olağanüstü keyif veriyor. Çok minik birkaç tekrar haricinde bu iş olmuş bile ( bağışlayın ben konuda üstad olmamakla birlikte, nasıl hikaye yazılır konusunda ciddi araştırma yapıyor bolca okuyorum. Ben de hikaye yazıyorum. Ve her biten hikayenin ardından geçmişte yaptığım hataları çok rahat görebiliyorum. Eleştirimi maruz görün. Yazılarımda ciddi eleştiriler de görmek istiyorum fakat biz blog alemi, kibarlığımızdan aman yazar kırılmasın diye iki kelam yazmaya korkuyoruz. İyi de yapmıyoruz bir bakıma, zira bizim eksiğimizi başka bir yazarın görebilme ihtimali hayli yüksek. Görüyoruz ama yazamıyoruz. )
    Şöyle bir hava da yarattınız, gelecek hikayeyi bekleyen bir okur gurubu yarattınız kanımca. Gerisi kolay. Çok beğendim çok. Yeni yazınızı heyecanla bekliyorum Gülhan hanım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Taner Bey merhaba. Ne kadar güzel bir değerlendirme yaptınız. Elbette eleştirmelisiniz. Böyle yapıcı ve doğru yönlendiren eleştirilere kapımız sonuna kadar açık. Sizin yorumlarınızı bu yönden çok keyifli buluyorum ben. Bahsettiğiniz tekrarları sonradan ben de fark ettim. Elbette bu güzel eleştiriler bizlere yol gösterici olabilir. Bunda kırılacak kesinlikle bir şey yok. Sizin hikayeleriniz de gayet hoş. Her zaman gelip okuyorum biliyorsunuz. Öyle dikkatimi çeken bir şey görürsem tabii ki söylerim. Ben bu kurguyu yayınlamaya başladığımda aklımda bir zamanların arkası yarın roman yayınlarını canlandırmak vardı. Bizim edebiyatımızda roman sevgisi halka böyle aşılanmıştı. Özellikle Ahmet Mithat Efendi'nin Tercüman-ı Hakikat gazetesinde yayınladığı romanları heyecanla beklenirdi. Günümüzde gazeteler çok ilgi görmüyor ama ondan daha etkili olan internetimiz var. Bu sayede yeni eserler yayınlayabilir ve okumaya karşı bir ilgi oluşturabilirsek çok güzel olur diye düşünüyorum. Çok teşekkürler değerli yorumunuz için. Lütfen eleştirilerinizi sık sık iletin. Çok faydalı olacağına inanıyorum. Sevgiyle kalın Taner Bey.

      Sil
  15. Noter onayına çok sevindim, hayırlı olsun :) bu bölüm bir tık uzun olsa da yine keyifle okudum aslında biraz üzüldüm Umay için, genelde yazarların yaptığının aksine hayatın gerçeklerinden bahsetmişsin çok farklı bir hava katmış, kalemine sağlık :) bu arada twd yeni sezon teorilerini yayınladım haberin olsun, sevgiler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet noter onayını hallettik. Artık içimiz rahat. Bu bölümü biraz uzun yayınlamak durumunda kaldım. Dediğim gibi bu bölüm sonu olduğundan kesemedim. Bundan sonraki bölümde artık konu ilerlemeye başlayacak. Beğenmene çok sevindim. The Walking Dead yeni sezon teorilerine de çok sevindim. Bu akşam blogları dolaşacağım. Gelip keyifle okur, yorumlarım. :) Teşekkürler yorumun için.

      Sil
  16. Evet insan bir başladı mı bitsin istemiyor ama tadı da orda olsun artık. Çok güzel anlatımınızla Umay'ın hayatındaki çalkantıları merakla takip ediyorum teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir sonraki yayında Umay'ın asıl macerası başlıyor Erhan Bey. Sizlerden olumlu yorumlar almak çok güzel. Çok teşekkür ederim yorumunuz ve değerlendirmeniz için.

      Sil
  17. ben yazının devamını beklerken sonuna gelmişim :) Sevdim bu Umayı bakalım neler bekliyor Umayı emeğine sağlık canım benim bekliyoruz devamını sevgiler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yaa bu kısım biraz uzun oldu diye endişe etmiştim. Ama böyle düşünmene sevindim canımcım. Yeni bölüm bu hafta gelecek. Çok teşekkürler pozitif enerjin ve yorumların için.

      Sil

Popüler Yazılar

Bizi Facebook'ta Takip Edin

Subscribe