Ders Çalışmayan Çocuğa Nasıl Davranmalı?

Şubat 21, 2020




  "Merhaba dert anası. Benimde bir derdim var. Oğlum hiç ders çalışmıyor. Bu sene ortaokulu bitirecek. Arkadaşları iyi bir lise kazanma amacıyla harıl harıl ders çalışıyor sınava girecekler diye. Bizimkinin umurunda değil. Durmadan top oynasın dışarda, bilgisayardan o saçma sapan oyunları oynasın eline bir test alıp çözdüğünü göremedim daha. Ben çalış deyince mırın kırın ediyor. Konuşmaya çalıştım ama kar etmedi. Meslek lisesine gitmek istiyor. Yiyecek içecek bölümü galiba aşçı olunuyormuş oradan. Lise bitince 2 yıllık gastronomi bölümü okunuyormuş. Tamam aşçılık güzel meslek ama ben daha iyi bir şeyler yapsın istiyorum. Bu çocuk nasıl ders çalışabilir sizce. Onu nasıl ikna etmeliyim. Banada bir fikir verirseniz sevinirim. Şimdiden teşekkür ederim. "



   Merhaba sevgili dertli dostum. Yine bir dertli annemizi ağırlıyoruz bugün. Demek ders çalışmıyor senin yaramaz. Ne kadar da tanıdık bir manzara aslında. Biliyor musun, şu anda bu yazıyı okuyan kimbilir kaç dertli anne seninle aynı dertten muzdariptir. Aslında bu soruyu sorarak, aynı zamanda önemli bir noktaya dikkat çektin. Belki bugün önereceğimiz çözümlerle seninle birlikte birçok dertli annenin de sorununa çare olmayı başarırız. Şimdi hep birlikte ders çalışmayan çocuğa nasıl davranmalı sorusuna yanıtlar arayalım. 




   Bu konuda sana yardımcı olabilmek için çok kabul görmüş bir yöntemi önereceğim. Öncelikle oğlunla bir anlaşma yapmalısın. Ama bunu onunla inatlaşarak, tartışarak değil güzellikle yap. Mesela okuldan geldiği bir zamanda, onun en sevdiği yemekleri hazırla. Güzel bir sofra kur. Sonra oğlunla birlikte sohbet ederek bir yemek yiyin. Ona niyetinin kendisini üzmek, sıkmak olmadığını belirterek başla. Onun için güzel şeyler istediğini ifade et. Fakat bunu yapmanın tek yolunun günlük düzenli çalışmadan geçtiğini söyle. 

  O esnada elbette sana ders çalışmaktan çok sıkıldığını söyleyecektir. Sen de ona, her gün en fazla ne kadar süre ders çalışabileceğini sor. Sana bir limit söyleyecektir. Örneğin, diyelim ki 1 saat dedi. Sen ondan 1 saat çalışmasını istemediğini söyle. Sadece yarım saatin yeterli olabileceğini belirt. Burada maksat, öncelikle her gün düzenli şekilde çalışma alışkanlığını kazanmak olmalı. 

 Kendisiyle her gün yarım saat ders çalışmak üzere anlaş. Fakat bu sürenin hiçbir alternatifi olmasın. Her gün okuldan geldikten sonra yarım saat çalışsın oğlun. Bu sürenin sonunda top oynayabileceğini, bilgisayar oyunlarına zaman ayırabileceğini bilsin. Hatta hafta içinde her gün aksatmadan yarım saatlik çalışmayı uyguladığı halde, haftasonu kendisini sevdiği bir yere götüreceğini söyle. Sinema olabilir, çocukların eğlenebileceği güzel yerler olabilir. Oğlun gerçekten çalışmak istemese bile, bu ödülleri kazanabilmek için eminim her gün düzenli şekilde çalışmaya başlayacaktır. 




 Fakat bu arada o yarım saatlik sürede gerçekten çalıştığına emin olmalısın. Yani odasına kapanıp, ders çalışıyorum diyerek oyun oynuyor olabilir. Veya alakasız şeylerle meşgul olup, seni kandırdığını zannedebilir. Yani demek istediğim bunun herhangi bir aldatmacası olmayacak. Bu şekilde bir çalışma alışkanlığı edinirse, sorumluluk bilinci oluşacaktır oğlunda. Sonrası da kendiliğinden gelecektir diye tahmin etmekteyim. 


 Bu arada oğlunun meslek lisesine gitmek istediğini belirtmişsin. Hem de yiyecek içecek hakkında bir bölüm okumak istiyormuş. Bu bana o kadar da kötü bir fikir gibi gelmedi aslında. Yiyecek içecek sektörü, dünyanın en geniş çalışma alanıdır. Ve insanların her zaman yiyeceğe ve içeceğe ihtiyacının olduğunu düşünürsek, aslında dünyanın en karlı alanıdır bu sektör. 

 Bu konuda bana sorarsan, sevinmen gerek. Çünkü oğlun en azından geleceği için bir düşünceye sahip. Günümüzde üniversite kapılarına geldiği halde geleceğe ait hiçbir hayali olmayan "Ne bölüm olursa olsun, yeter ki kazanayım" diyen birçok genç var.  Böyle düşünen gençler, hayallere sahip değiller. Unutma, insanların büyük bir çoğunluğu ileride mutlu olmadan çalıştıkları işlerde yaşamlarını geçiriyor. Oğlunun da böyle olmasını istemesin değil mi?




  Bu yönden bakarsak, oğlun kendisi için henüz ortaokul yıllarından bir plan yapmış. Bence onun bu kararını destekleyebilirsin. Üstelik kendin söylemişsin meslek lisesinin bu bölümünden mezun olanların üniversitede gastronomi okuduklarını. Yani aslında oğlunun daha şimdiden bir üniversite planı bile var diyebiliriz buna. Unutma ki herkes doktor, mühendis, mimar olmak zorunda değil. Dünyada diğer mesleklere de ihtiyaç var. Üstelik aşçılık, az önce de dediğim gibi iyi bir çalışma alanı. Bu nedenle oğlunun kararına karşı çıkmamanı öneriyorum sana dert anası olarak. 


 Bu yaşlarda çocukların fikirleri, hayalleri değişebilir. Belki ileride daha farklı bir mesleğe yönelim gösterebilir. Ama şimdilik onu bırakalım, kendi hayalinin peşinden gitsin. Belki böylesi kendisi için daha iyi olacaktır. Hem zorlamayla değil, kendi hayali için yarıştığını bilirse, belki ders çalışmaya da kendiliğinden başlayabilir. 


 Sevgili dertli dostum, benim sana verebileceğim tavsiyelerim bu yönde. Ayrıca bir pedagoji uzmanına da danışabilirsin. Uzmanlar elbette daha iyisini bilirler ve belki seni daha farklı yönlendirebilirler. Şimdilik hoşçakal dostum. Oğluna ve kendine çok iyi bak. Okuyucularımız sana yorumlardan bazı tavsiyelerde bulunabilirler. Yorumları da takip etmeyi unutma. Sevgiyle kalın. 


    Dertli dostum’u şu hesaplardan takip edebilirsiniz: Facebook - Twitter - Instagram

Benzer İçerikler

33 yorum

  1. Gayet güzel bir tavsiye olmuş.Ben de çocuğun bir hayali olmasını takdir ettim doğrusu.Aşçılık gayet geçerli bir meslek.Güzel tercih.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle aşçılık da gayet iyi bir tercih. Eğer çocuk ileride kararını değiştirmezse, bu mesleği seve seve yapabilir. Teşekkürler yorumunuz için. :)

      Sil
  2. Kızım 6 yaşında, Almanya'da ilkokul 1. sınıfa gidiyor. Her gün ödev veriliyor ve bu ödevin yapılması 10-15dk'yı aşmıyor, haftasonu ve tatillerde ödev yok. Öğretmeni bize ilk günden "ödev için inatlaşmayın, hiç bir zaman kazanamazsınız, sadece "yapmayacaksan bu senin sorumluluğun, öğretmenine nedenlerini sen anlatmak zorundasın" diyin, ödev kontrolü ve notlandırma benim işim" dedi. Bu bana ilk zamanlar çok tuhaf gelmişti ama şu an çok mutluyum, bazen yapmıyor ve öğretmenine nedenini kendi açıklıyor, öğretmen bazen onu haklı buluyor bazen de "fakat bu şekilde yapmazsan, birikecek ve sonunda herkesin öğrendiğini sen öğrenmemiş, geri kalmış olacaksın" diyor. Garip ama işe yarıyor, bir gün yapmasa ertesi gün yapıyor... Tabii bu küçük çocuklar ve ilgili öğretmenler için işe yarayan bir yöntem.
    Büyük çocuklar için sanırım motivasyon önemli, mesela ilgisi olan bir mesleği yapan biriyle görüşmek, belki yanında durup işi incelemek onu motive edebilir. Ya da aşçı olmak istiyorsa mesela 1 gün staj yapıp görsün gerçekten kolay mı ya da sevecek mi.. Realist bir çocuksa bence en güzeli bu tip realist yöntemler.. Karşısına alıp "bak evladım okursan şu şu olursun okumazsan mahvolursun" edebiyatı yapmak malesef işe yaramayacaktır çünkü bu yaş çocuk için başarı "statü ve para" anlamına gelir ki bu da malesef üniversite ile gelmiyor, aksine... Neyse bu konu karışık ;)
    Bence de aşçılıkta mesela sertifikalar var, şahane yerlere gelebilir, ilerde bir doktordan avukattan çok daha başarılı olabilir ama acaba evde hiç yemek yapmış mı, ne kadar gerçekçi ne kadar fantazi içeren bir hayal bu? Bir de dünyanın ünlü aşçılarına özeniyorsa, onların genelde röportajları oluyor, belki onlar izlenebilir yine daha realist bakmak için.
    Anneye düşen bence burada tam olarak çocuğun ilgi ve güçlü yönü nedir öğrenmek ve kendi "başarı kriterleri" yerine çocuğun istek ve motivasyonuna uygun gelebileceği en iyi yere gelmesi için rehberlik yapmak. Sonuçta mutsuz bir avukat olmaktansa, mutlu bir aşçı olmak daha iyi değil mi?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ne kadar detaylı açıklamışsınız. Böylelikle uzman görüşünü de almış olduk sayenizde. Teşekkürler yorumunuz için. :)

      Sil
  3. Gülhan hanım zor bir konu çocuk kaç yaşında 12-13 yaşında gibi geldi bana daha çok karar verir değiştirir hayırlısı ne diyelim siz gerekenleri tavsiye etmişsiniz.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Tahminen o yaşlarda Yusuf Bey. Ortaokulu bu yıl bitirecekmiş. 12-13 yaş civarında yani. Evet o yaşlarda çok karar değiştirir çocuklar. Umarım sorunu çözebilir annemiz. Çok teşekkür ederim yorumladığınız için. :)

      Sil
  4. maalesef hemen hepimizin yaşadığı bir sahne

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Maalesef Lerzan Hanım. Anneler hep bu durumlarla uğraşmak durumunda kalıyor...

      Sil
  5. zorlu bir süreç tavsiyeleriniz için teşekkür ederiz.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Zor bir süreç gerçekten de. Ben de yorumunuz için teşekkür ederim.

      Sil
  6. Hımm,çocuk daha çocukmuş işte ,çocuk yetiştirmek kolay dbence tavsiyelerinize uysun,güzel tavsiyeler..😊

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Evet çocuk daha çocukmuş. :) Bir gün geldiğinde bunları gülümseyerek hatırlayacaklar. Ama yaşarken zorlayıcı olabiliyor. Yorumunuz için teşekkürler. :)

      Sil
  7. Herkes kendi istediği mesleği yapmalıdır. Anne ve baba sadece yönlendirmede yardımcı olmalıdır. Yönlendiren olmamalıdır. Yoksa çocuklar kendi iradesiyle hareket edemiyorlar.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Evet kesinlikle herkes kendi istediği mesleği yapsın. Aksi halde mutsuz insanlar güruhu önlenemez şekilde büyüyor. Eğitimci gözüyle görüşlerinizi paylaştığınız için teşekkürler. :)

      Sil
  8. Anlaşma yapma fikri çok güzel geldi bana. Diğer tavsiyeler de çok güzeldi, Çok teşekkürler.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Anlaşma yapmak mantıklı bir fikir. Ama ne olursa olsun o anlaşma geçerli kalmalı. Yani çocuk kaytaramayacağını bilmeli. :) Beğenmenize sevindim. Ben de yorumunuz için teşekkür ederim. :)

      Sil
  9. aşçı olup kendini yetiştirebilir de mutlaka :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Mutlaka yapabilir bunu eğer gerçekten isteği bu yönde ise. :)

      Sil
  10. Hedefini belirlemiş bir öğrencinin, hedefi oranında da olsa ders çalışması gerekir. Yani ders çalışma baskısına gerek yok ama kendi belirlediği makul, fazla yormayan bir ders çalışma programı çıkarılabilir. Yazıda dediğin gibi, bunu güzel bir ortamda, güzel bir dille yapabilir.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Mutlaka güzel bir ortamda, güzellikle söylesin diye düşündüm. Bir de sürekli ders çalış demek çocuklarda ters tepkiye neden olabiliyor. Bu da dikkate alınmalı tabii. Dediğiniz gibi makul bir program belirlenmeli ve buna mutlaka uyulmalı. Çok teşekkür ederim görüşlerinizi paylaştığınız için. :)

      Sil
  11. ne güzel anlatmışsın öyle 👏😊 dilerim herşey gönüllerince olsun Anne oğulun .... sevgiler canım benim 😊🌸....bende bir derdimi paylaşıcam vallahi seninle 😊en kısa zamanda sevgiler canım benim 😊🌸

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Valla beklerim canım, dert anası bugünler için var değil mi ama. :) Umarım bu annemiz oğluyla olan sorunu çözebilir. Çok teşekkür ederim güzel yorumun için. Sevgiyle kal. :)

      Sil
  12. Arafta olduğu bir yaş... Çocuklukla ergenlik arasındaki dönem en zor dönemdir ve bu dönemde en etkili iletişim bile bazen çözüm olmaz. Yine de iletişim kapısını aralayacak bir yol bulmak şart(verdiğiniz örnek bu anlamda etkili olabilir.) Ders çalışmak, bazı istisnalar haricinde genel olarak çocuklar için hep büyük bir yüktür. Birçok ebeveyn aynı sorunu yaşıyor. Bu süreci en sağlıklı şekilde atlatmak için bolca hoşgörü ve ilgi eksik edilmemeli.
    Ayrıca, çocuğun idealini küçümsemek yerine destekleyici davranmak, hedefi doğrultusunda yönlendirmek, belki çocuğun ihtiyacı olan motivasyonu sağlayan kilit nokta olacak. Kendi ideallerimizi çocuğa dayatmak yerine, sizin de dediğiniz gibi sevdiği, ilgilendiği meslek için destelemek çok önemli. Dertli dostumuza bu süreçte sabır ve kolaylıklar diliyorum...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ergenlik dönemi gerçekten zor ve tahminen daha 12 veya 13 yaşlarında bu çocuğumuz. Yani konunun tam başlangıcında sayılır. Bu dönemler ağır geçebiliyor bazı ailelerde. Elbette küçümsememek en doğrusu. Bir ideali var sonuçta ve bu desteklenmeli. Dediğin gibi hoşgörü ve ilgi ile bu dönemi atlatacaklarını düşünüyorum. Çok teşekkürler yorumun ve görüşlerin için.:)

      Sil
  13. bir eğitimci gözüyle harika bir yazı okudum tavsiyeleriniz ve nokta atışlar harika ders çalışmayan bir çocuğa nasıl davranmak gerekiyor tabi bir abeveyn olarakta kulağıma küpe olsun

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Eğitimci gözüyle yaptığınız bu değerlendirme beni ziyadesiyle sevindirdi. Çok teşekkür ederim. Beğenmiş olmanıza sevindim.

      Sil
  14. bütün çocuklar böyle yaaa yani çoğuuu zor konuu :)

    YanıtlayınSil
  15. Şimdiki çocuklar gerçekten tembel. Anlaşmalarda hep onlar kârlı çıkıyor ama neyse. :)

    YanıtlayınSil
  16. Bu meslek seçimlerini özellikle okul çağlarında okullarda tespit ve kabiliyetlere göre isteklere göre destek olunmalı açıklanmalı diye düşünüyorum teşekkürler.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Keşke dediğiniz gibi olsa. Yabancı ülkelerin bazılarında aynen bu şekilde oluyor. Öğretmenler çocukları gözlemleyerek, yönlendiriyorlar. Teşekkürler düşüncelerinizi paylaştığınız için. :)

      Sil
  17. Çocukların hayalleri olması çok güzel ama bunlara ulaşmak için çalışmaları gerektigini çoğu anlamıyor.

    YanıtlayınSil

Popüler Yazılar

Bizi Facebook'ta Takip Edin

Subscribe