Edebiyatçıların Bilinmeyen Yönleri - 5

Mart 12, 2020



    Herkese merhaba. Hatırlayan dostlarımız vardır belki. "Edebiyatçıların Bilinmeyen Yönleri" başlıklı bir yazı dizim vardı bir zamanlar. Bu paylaşımlara oldukça uzun bir ara verdiğimi fark ettim. Halbuki sizlerden oldukça olumlu tepkiler almıştı. Edebiyat dünyasında iz bırakan yazarları tuhaf yanları, aşkları ve takıntıları gibi özellikleriyle ele almak, birçok dostumuza keyifli gelmişti. Okumayanlar için hemen şuraya daha önceki paylaşımlarımı bırakıyorum efendim. 

 Bölüm 1

 Bölüm 2

 Bölüm 3

 Bölüm 4



    Hemen bu yazı dizimizin bir başka bölümünü daha aktarmaya geçelim. Bakalım bugün kimler dert anasının kalemine takılacak. Hazırsanız, başlıyoruz. 


1. Recaizade Mahmut Ekrem

   Recaizade'yi lise yıllarından hatırlamayan yoktur değil mi? Hani şu edebiyatımızdaki ilk realist roman diye kabul edilen Araba Sevdası'nın yazarı. Hani şu Muallim Naci ile edebiyatımızın en büyük edebiyat tartışması olan "Zemzeme, Demdeme" tartışmalarının Zemzeme tarafında duran zatı muhterem. 😊 Genellikle her yerde onun yaşlı halini gösteren fotoğrafları vardır ama ben size bir gençlik fotoğrafını paylaşayım istedim. Görünüz bakınız, gençken ne yakışıklı bir beyefendiymiş kendisi. 




  Efendim Recaizade Mahmut Ekrem, tam bir İstanbul beyefendisiymiş. Giyimine özen gösteren, konuşmalarıyla, davranışlarıyla bulunduğu her ortamda beğeni kazanan biriymiş. Sürekli olarak okumayı, kendisini geliştirmeyi seven bir şahsiyet. Mükemmel bir Fransızcası var. Zaman zaman Fransızcadan önemli çeviriler yapmış. Galatasaray lisesinde öğretmen. Tevfik Fikret'in hocası. Ayrıca edebiyatımızdaki ilk edebiyat teorisyeni olarak kabul görüyor. Yazdığı Talim-i Edebiyat isimli eser, ülkemizde edebiyatın gelişmesinde oldukça büyük bir paya sahip.


  Efendim Recaizade'nin yaşadığı o dönemlerde bilirsiniz "ince hastalık" olarak bilinen verem hastalığının henüz yaygın ve kesin bir tedavisi yok.  Bu hastalık, o zamanlarda birçok kimsenin ölümüne neden olmuş. Bir dönem Recaizade'ye de bu hastalığın teşhisi konulmuş. Hastalık henüz başlangıcında olduğundan iyileşebilmiş. Bir süre yurt dışında tedavi görmüş, sonrasında ise Çamlıca Tepesi'ndeki evinde dinlenmiş. Hani eserlerini okuyanlar bilir, Çamlıca Tepesi ve oradaki mesire yerleri oldukça başarılı betimlemelerle ifade edilir eserlerinde. Bu başarının kaynağı, sanatçının orada bizzat bir dönem yaşayıp,  yaptığı gözlemlere dayanır. 

  Çamlıca Tepesi deyip de geçmeyiniz ama. O zamanlarda orası cümle İstanbul'un boş vakitlerini geçirdiği, gezintiler yaptığı bir yer. Hani aşıkların buluştuğu, şemsiyeli hanımefendilerin,işlemeli mendillerinin üzerine Fransa'dan getirttikleri mis kokulu parfümleri sıkıp çaktırmadan sevdikleri beyler için yere düşürdüğü, beylerin de o mendili alıp, geceleri yastığının altına koyarak sevdiğine kavuşma hayalleri kurmasına imkan tanıyan bir mekan. 😉

 İşte Mahmut Ekrem Bey'in eserlerinde anlatılan bu canlı tasvirler, aslında onun bizzat yaşadığı, gözlemlediği olaylar. Ve bir de efendim, Recaizade'nin oğlu Nijad'ın da kırık dökük bir hikayesi var. Oğlu Nijad, verem hastalığına yakalanıp, babası kadar şanslı olmamış maalesef. Nijad bu hastalıktan vefat ettikten sonra Recaizade bir daha asla toparlayamamış kendisini. Bu da kendisinin yaşlılık fotoğrafı. Nerede o yakışıklı beyefendi? Zaman kimseye acımıyor vesselam. Tabii çektiği acıların da onun böyle çökmesindeki payı çok büyük maalesef. 




  Mahmut Ekrem Bey oğlunun ölümünden sonra Büyükada'ya çekilerek adeta bir inziva hayatı yaşamış.  Eserlerindeki ölüm, hastalık gibi kavramlar da aslında yaşadığı bu olaylardan kaynaklanıyor. Hatta kendisine "ağıtlar şairi" de deniliyor. 

2- Alexandre Dumas

  Geldik bir başka edebiyatçımızın ilginç bir yönüne daha... Monte Cristo Kontu isimli eseriyle tanınan Alexandre Dumas, aynı zamanda Üç Silahşörler ve Demir Maskeli Adam isimli eserleriyle de dünya edebiyatına iz bıraktı. Hatta Monte Cristo Kontu o kadar çok sevildi ki, günümüzde dahi bazı dizi ve film uyarlamalarında bu eserin kurgusundan ilham alınıyor. Revenge isimli dizi, bizde de İntikam adıyla uyarlanmıştı hatırlarsınız belki. İşte bu dizinin intikam kurgusu aslında Monte Cristo Kontu'ndan izler taşıyor. Yeri gelmişken söyleyeyim istedim. 




  Alexandre Dumas, eserlerindeki başarının yanı sıra bir de çapkınlığıyla tanınıyor. Çapkınlık ki ama öyle böyle değil. Kendisi zaten evli. Ve bir de bunun üzerine her gün başka bir hanımla gününü gün ediyor. Bir rivayete göre kırk sevgilisi varmış. Bunların hepsini de aynı dönemde idare etmeyi başarıyormuş maşallah. 😆

  Peki çok mu yakışıklıymış da hanımlar ölüp bitiyormuş bu beyefendiye? Hayır aslında. Yukarıda fotoğrafını paylaştım. Üstelik yemek yemeyi çok sevdiğinden ötürü, bayağı da bir kiloluymuş. Ama hanımlar bu beyefendinin edebiyat yeteneğine hayranmış. Çok güzel sözler söyleyip, cinsi latifi kendisine hayran bırakıyormuş. Çapkınlığının sırrı buymuş diyorlar. 😊


3- Şemseddin Sami

    Tanzimat dönemi sanatçılarımızdan Şemseddin Sami'nin edebiyatımız için bir hayli büyük katkıları var. Bir kere edebiyatımızda roman türünün ilk örneğini "Taaşşuk-u Talat ve Fitnat" isimli eseriyle vermiş kendisi. Aynı zamanda Orhun Yazıtları üzerinde önemli çalışmalar yapmış. Kamus-i Türki adındaki ilk modern Türkçe sözlük çalışmasını gerçekleştirmiş. Aynı zamanda Kamus'ül Alam adındaki ilk Türkçe ansiklopediyi yazmış. 




  Tabi bunları yaparken, yani çalışma sırasında bazı tuhaf huyları varmış beyefendinin. İlle de mum ışığında yazması gerekiyormuş. O zamanlarda yeni yeni kullanılmaya başlanan petrol lambalarını hiç sevmezmiş. Yazarken mutlaka yerde, özel minderinde oturmak istermiş. Vişne çürüğü renginde çuha kaplı bir minderi varmış. Onda oturmazsa ilham gelmezmiş.😊

   Daha çok geceleri çalışmayı seven Şemseddin Sami, mavi kağıtlar kullanmayı tercih edermiş. Bir de dökülmez bir mürekkep hokkası bulunsun istermiş yanında ki, ufak sakarlıklar yaparsa, mürekkep dökülüp, etrafı berbat etmesin diye.  Ayrıca işlerini bitirdiğinde keyiflenmek için mutlaka konyaklı çay içermiş. Bir de odasının tozunun alınmasına inanılmaz şekilde sinirlenirmiş kendileri. Özellikle yazı yazdığı masanın, kağıtlarının karıştırılmasına çok kızarmış. Yani Şemseddin Sami, yalnızca edebiyatta değil star kaprisi yapmada da en usta sanatçılardan biriymiş. Ne dersiniz? 😉


    Bir edebiyatçıların bilinmeyen yönleri paylaşımımızı daha burada noktalıyorum. Umarım keyifle okumuşsunuzdur. Madem bugün Tanzimat dönemi edebiyatçılarından bahsettik, bitirirken size şu ilginç yoruma sahip rap şarkısını paylaşmak istiyorum. Öğrencilere eser ve sanatçı isimlerini kolay ezberlemeye yardımcı olmak için yapılan bir çalışma bu. Özellikle sınava hazırlanan arkadaşlar varsa veya öğretmen arkadaşlar, onlar için eğlenceli olacağını düşünüyorum. 😊




    Yorumlara katılmayı, sanatçıların bu ilginç yanları hakkında neler düşündüğünüzü anlatmayı unutmayın. Şimdilik hoşçakalın. 

    Dertli dostum’u şu hesaplardan takip edebilirsiniz: Facebook - Twitter - Instagram

Benzer İçerikler

22 yorum

  1. Kamus-i Türki'ye ilk kez denk geldim Edebiyat derslerinde niye yer vermediler acaba

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. 11. sınıf Tanzimat dönemi Türk Edebiyatı dersinde bu sanatçılardan bahsedilir aslında. Belki denk gelmemiştir ya da unutmuş olabilirsiniz. Zaman içinde insan birçok bilgiyi unutabiliyor.:)

      Sil
  2. o fotoğraf çapkınım diye bağırıyor bence :) güzel bilgilerdi teşekkürler ve şarkı da iyiymiş :) dinlememiştim daha önce

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Dumas değil mi :) Evet sanki şeytan tüyü varmış gibi bir duruşu var. :) Şarkı öğrencilere eserleri ve sanatçıları ezberletmek için yapılmış. İlginç bir şey. Beğendiğinize sevindim.:)

      Sil
  3. Konyaklı çay nasıl bir şey ola ki? :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Konyaklı kahveyi biliyorum da konyaklı çayı hiç görmedim. :)

      Sil
    2. Konyaklı kahve fena çarpar herhalde. :)

      Sil
    3. Muhtemelen çarpıyordur bayaa bi. :):)

      Sil
  4. Recaizade mahmut bey evlad acısını yaşaması çok üzücü bir olay..Alexandra ise işi biliyormuş diye biliriz göze değil kalbe hitap etmiş�� güzel bilgiler kaleminize sağlık, hikaye serilerini bilmediğim için o kunularda yorum yapamiyorum. Fakat vakit buldukça okuyup yorumlamaya çalışacağım

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Mahmut Ekrem Bey'in hikayesi öyle kırık döküktür maalesef... Dumas çapkınlık tarihinin en ünlü kişisi bence. :) Önemli değil tabii ki hangi konuya isterseniz ona yorum yapın. Okumak isterseniz "bastet" başlığında hikayeler var. Sonra okursunuz. Çok teşekkürler yorumlarınız ve ilginiz için. :)

      Sil
  5. Şemsettin Sami'nin Orhun kitabeleri ile ilgili çalışma yapması İlk türkçe ansiklopedi yazması beni kendine hayran bıraktı. Şemsettin Sami'yi hiç duymamıştım.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Evet, Şemseddin Sami bu konuda ciddi çalışmalar yapmış. Bu açıdan edebiyat tarihimizde önemli bir karakter. Şimdi duymuş oldunuz işte. :) Çok teşekkürler yorumunuz için. :)

      Sil
  6. Recaizade Mahmut Ekremin gençliği,saklasız olsaymışi şimdiki genç kızlar bayılırdı herhalde..🙂 Şaka bi yana evlat acısı yıkmış onu demek ki..Alexandre Duması,tanınmış Çinli bir aktöre benzettimi bu nedenledir belki çapkınlığı..🙂 Şemseddin Sami,kaprisli tanınmış yazarlardan olmalı..Video da ilginmiş,elinize sağlık..😊

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Doğru valla, Kıvanç'tan neyi eksik muhteremin :) Ben bilmiyorum o Çinli aktörü ama hafif bir Çinli görünümü var sanki :) Şemseddin Sami star kaprisinde de zirveymiş. Videoyu da beğendiğinize sevindim. Çok teşekkürler yorumunuz için. Sevgiler... :)

      Sil
  7. çok iyiydi ya bu yazı. hem de eğlenceli. recai :) demekki yazdığı gibi yaşamış biraz yani. araba sevdası nı çok severim, hayatını okuyunca şimdi daha çok sevdim onu :) üzücüymüş ama biraz da. dumas hastasıyım. monte, don kişottan sonra en sevdiğim roman. diğer romanları daa. siyah lale var bi de. ama çapkın olması ilginç. yani o fotideki beyle ancak belki sofrada yemek yenebilir en çok. belki arkadaş olunur ama sevgili aman aman sakın yani :) şemsettine bak seeen :) kıl yazar yaniiii :) ay dur sipariş vereyim. proust, oğuz atay, atilla ilhan :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Evet Deep'çim Recaizade böyle kırık dökük bir hayat yaşamış aslında. Oğlu Nijad'a yazdığı birçok şiiri var. Monte Cristo Kontu çok iyi bir eser. O zindanda kaldığı zaman ve yan hücredeki adamla konuşmaları, kaçışı falan ne etkileyiciydi. O kaçış planını çoğu filmde dizide falan kullanırlar dikkat et bak. :) Ben kanki olabilirdim bu amcayla ama sevgili filan yokk dediğin gibi olmazz bea :) Şemseddin kıl evet. Ama çok çalışma yapmış o da. O yüzden hoş görmek lazım. Dur ilerleyen yazılarda bu sanatçılardan da bahsedeyim. Çok sağ ol Deep'çim. :)

      Sil
  8. Edebiyatçıların bilinmeyen yönleri yazı dizinizi ilgiyle takip ediyordum. Bu konuda tekrar yazmanız harika oldu. Umuyorum çok ara vermeden bu diziye devam edersiniz :) Dumas eserlerini çok severim ama beyfendinin ziyadesiyle çapkın olduğunu bilmiyordum. Onca kadını kendine hayran bıraktığına göre şeytan tüyü varmış belliki :)
    Kaleminize sağlık.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Sizler böyle olumlu tepkiler verdikçe elbette devam etmek isterim. Unutmuştum ben bu yazı dizisini açıkçası. Zaten uzun bir ara vermiştik malum. Aklıma gelmişken yazayım dedim. Devamı en kısa zamanda gelsin öyleyse. :) Dumas böyle çapkın biriymiş. Şeytan tüyü vardır kesin. :) Beğendiğinize çok sevindim. Teşekkürler yorumunuz için. Sevgiler...

      Sil
  9. Recaizade Mahmut Ekrem'i hep yaşlı resmiyle bilirdik aynen, gençliği çok karizma. Dumas'a dönüp bakmazsın ama herkes bir güzel söze hasret olunca iş değişiyor;) Şemsettin Sami hakkında Taaşşuk-u Talat ve Fitnat eseri dışında pek bilgim yoktu. Güzel anlatımınızla bilgiler daha da akılda kalıcı oluyor, teşekkürler.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Evet Recaizade'nin hep yaşlılık fotoğrafları vardır. Bir değişiklik yapayım istedim.:) Dumas dediğiniz gibi güzel söze hasret olan insanları tavlamış galiba.:) Şemseddin Sami ise, ilginç bir karakterdir. Beğenmiş olmanıza çok sevindim. Teşekkürler. :)

      Sil
  10. Az okuduğumdan sanırım bir çoğu bana yeni bilgi edebiyatın bilinmeyen yönlerini ve önemli edebiytçıları öğrendik teşekkür ederiz.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Yararlı bulmanıza sevindim Engin Bey. Teşekkürler. :)

      Sil

Popüler Yazılar

Bizi Facebook'ta Takip Edin

Subscribe